
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hasta | Bella Türkiye</title>
	<atom:link href="https://www.bellaturkiye.com/tag/hasta/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bellaturkiye.com/tag/hasta/</link>
	<description>Magazin, Kültür Sanat ve Televizyon</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 17:03:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2023/06/cropped-favicon-32x32.png</url>
	<title>Hasta | Bella Türkiye</title>
	<link>https://www.bellaturkiye.com/tag/hasta/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bilim insanları, doğuştan kalp kusurlarını açıklayabilecek gizli bir hücre sinyali keşfetti</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/bilim-insanlari-dogustan-kalp-kusurlarini-aciklayabilecek-gizli-bir-hucre-sinyali-kesfetti/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/bilim-insanlari-dogustan-kalp-kusurlarini-aciklayabilecek-gizli-bir-hucre-sinyali-kesfetti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:03:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=71003</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kopenhag Üniversitesi araştırmacıları, hücrelerin antenlerinde yer alan ve doğuştan gelen kalp kusurlarının temel nedenini açıklayan gizli bir hücresel iletişim mekanizmasını keşfetti.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/bilim-insanlari-dogustan-kalp-kusurlarini-aciklayabilecek-gizli-bir-hucre-sinyali-kesfetti/">Bilim insanları, doğuştan kalp kusurlarını açıklayabilecek gizli bir hücre sinyali keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde her yüz bebekten ikisi doğuştan kalp hastalığıyla dünyaya gelse de bu rahatsızlıkların biyolojik süreçleri tam olarak bilinmiyordu.</p>
<p>Kopenhag Üniversitesi bilim insanları, embriyonik gelişim sırasında kalbin doğru oluşumunu sağlayan hücre yüzeyindeki yeni bir iletişim sistemini ortaya çıkardı.</p>
<p><b>ÜÇ FARKLI PROTEİN KALP OLUŞUMUNA REHBERLİK EDİYOR</b></p>
<p>Hücrelerin birincil siliyum adı verilen mikroskobik antenlerinde çalışan bu sistem, hücrelerin nasıl hareket edeceğine ve bölüneceğine karar vermesini sağlıyor.</p>
<p>Araştırmacılar, TAK1, TAB2 ve PKA-Ca isimli üç proteinin bu antenin içinde bir sinyal merkezi oluşturduğunu tespit etti.</p>
<p>Bu proteinler, kök hücrelere ne zaman kalp kası hücrelerine dönüşeceklerini bildiren moleküler talimatlar olarak görev yapıyor.</p>
<p>Genetik değişikliklerin bu iletişimi bozması sonucunda anten kusurları meydana geliyor ve bu durum doğuştan kalp rahatsızlıklarına yol açıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2026/08/bilim-insanlari-dogustan-kalp-kusurlarini-aciklayabilecek-gizli-bir-hucre-sinyali-kesfetti-0-q9eQaKOm.jpg"/></p>
<p><b>ZEBRA BALIKLARI VE KÖK HÜCRELERLE KANITLANDI</b></p>
<p>Uzmanlar, mekanizmanın çalışma prensibini anlamak için binlerce hastadan alınan genetik verileri zebra balıkları, insan hücreleri ve fare kök hücreleriyle test etti.</p>
<p>Genetik mühendisliği ile zebra balıklarında yeniden üretilen bu mutasyonların, hücresel gelişimde anormalliklere ve kalp fonksiyonlarında bozulmaya neden olduğu gözlemlendi.</p>
<p>Hasta verileri ve deneysel sonuçların birleşimiyle, birincil siliyumdaki kusurların kalp hastalıklarının ardındaki temel biyolojik yol olduğu kesinleşti.</p>
<p>Araştırmacılar, farklı yöntemlerle incelenen bu mekanizmanın insanlarda da aynı şekilde çalıştığından emin olduklarını belirtiyor.</p>
<p><b>DİĞER ORGAN HASTALIKLARINA DA IŞIK TUTACAK</b></p>
<p>Siliyer mekanizmanın işlevini yitirmesi sadece kalbi değil, beyin, böbrek ve iskelet gibi diğer birçok organın gelişimini de olumsuz etkiliyor.</p>
<p>Yapılan bu yeni keşif sayesinde, altta yatan genetik sendromların birden fazla organda neden olduğu hastalıklar için birleştirici bir açıklama sunuluyor.</p>
<p>Bilim insanları, elde edilen bu yeni bilgilerin hastaların erken teşhisini büyük ölçüde kolaylaştıracağını ifade ediyor.</p>
<p>Ayrıca, kusurlu hücre antenlerinden kaynaklanan nadir genetik hastalıklar için hedefe yönelik yeni tedavilerin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/bilim-insanlari-dogustan-kalp-kusurlarini-aciklayabilecek-gizli-bir-hucre-sinyali-kesfetti/">Bilim insanları, doğuştan kalp kusurlarını açıklayabilecek gizli bir hücre sinyali keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/bilim-insanlari-dogustan-kalp-kusurlarini-aciklayabilecek-gizli-bir-hucre-sinyali-kesfetti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin anestezi altında da dili işlemeyi sürdürüyor</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/beyin-anestezi-altinda-da-dili-islemeyi-surduruyor/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/beyin-anestezi-altinda-da-dili-islemeyi-surduruyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:57:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Farklı]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[Sesle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=70207</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni bir araştırma, genel anestezi altında bilinç kapalı olsa da beynin sesleri ayırt etmeyi ve konuşmanın bazı dil özelliklerini işlemeyi sürdürdüğünü ortaya koydu. Bulgular, anestezi sırasında bilinçli farkındalık oluştuğunu göstermese de dil işleme süreçlerinin bilinç olmadan da devam edebileceğine işaret etti.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/beyin-anestezi-altinda-da-dili-islemeyi-surduruyor/">Beyin anestezi altında da dili işlemeyi sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>ABD&#8217;de yürütülen yeni bir araştırma, genel anestezi altında bilincin kapalı olmasına karşın beynin sesleri ayırt etmeyi ve konuşmaya ilişkin bazı dilsel özellikleri işlemeyi sürdürdüğünü ortaya koydu.</p>
<p><strong>Bulgular, anestezi sırasında bilinçli farkındalığın devam ettiğini göstermese de beynin dil ve sesle ilgili temel sinirsel süreçlerinin tamamen durmadığına işaret ediyor.</strong></p>
<p><b>HİPOKAMPUSTAKİ SİNİR HÜCRELERİ İNCELENDİ</b></p>
<p><strong>Baylor Tıp Fakültesi</strong> öncülüğünde gerçekleştirilen ve sonuçları <em>Nature</em> dergisinde yayımlanan çalışmada, epilepsi nedeniyle beyin ameliyatı geçiren yedi hastanın hipokampus bölgesindeki sinir hücreleri incelendi.</p>
<p>Hafıza ve öğrenmede önemli rol oynayan bu bölgedeki sinirsel faaliyetler, hastalar propofol ağırlıklı genel anestezi altındayken kaydedildi.</p>
<p><strong>Araştırmacılar, yüksek çözünürlüklü Neuropixels elektrotlarıyla toplam 651 sinir biriminden veri topladı. Ölçümler, ameliyat kapsamında çıkarılması planlanan beyin dokusunda en fazla 30 dakika boyunca gerçekleştirildi.</strong></p>
<p>Deney kapsamında üç hastaya farklı frekanslarda tekrarlanan sesler dinletilirken, dört hastaya ise 10 ila 20 dakika uzunluğunda hikâye ve podcast kayıtları dinletildi.</p>
<p><b>BEKLENMEDİK SESLERE FARKLI TEPKİ VERDİ</b></p>
<p><strong>Ses deneyinde, sık yinelenen tonların arasına daha seyrek duyulan farklı sesler eklendi. Hipokampustaki sinir hücrelerinin bu beklenmedik uyaranlara farklı tepkiler verdiği belirlendi.</strong></p>
<p>Araştırmacılar, deney süresince bu ayrımın giderek güçlenmesini beynin anestezi altında da yeni ses örüntülerine uyum sağlayabildiğinin göstergesi olarak değerlendirdi. Bu durumun, bilinç kapalı olsa bile belirli düzeyde öğrenme ve sinirsel esnekliğin sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi.</p>
<p><b>KONUŞMADAKİ DİLSEL ÖZELLİKLERİ AYIRT ETTİ</b></p>
<p><strong>Konuşma kayıtlarının kullanıldığı bölümde ise hipokampustaki sinir hücrelerinin, sözcüklerin anlam ve dil bilgisi özelliklerine göre farklı biçimde etkinleştiği saptandı.</strong></p>
<p>Analizlerde beynin isim, fiil, sıfat gibi farklı sözcük türlerini ayırt edebilecek sinyaller ürettiği görüldü. Ayrıca bazı sinir hücrelerinin insan, nesne, yer, duygu ve eylem gibi farklı anlam kategorilerine farklı tepkiler verdiği belirlendi.</p>
<p>Araştırmacılar, sinirsel faaliyetlerde henüz duyulmamış sözcüklere ilişkin anlam tahminlerini yansıtan örüntüler de tespit etti. Bu bulgunun, beynin bilinç kapalıyken dahi konuşmanın devamına ilişkin öngörüler oluşturmayı belirli ölçüde sürdürdüğünü düşündürdüğü kaydedildi.</p>
<p><b>BİLİNÇLİ ALGILANDIĞI ANLAMINA GELMİYOR</b></p>
<p>Bilim insanları, elde edilen sonuçların anestezi altındaki kişilerin çevrelerindeki konuşmaları bilinçli biçimde duyduğu ya da sonradan hatırladığı anlamına gelmediğinin altını çizdi.</p>
<p>Araştırmaya katılan hastaların hiçbirinin ameliyat sonrasında dinletilen sesler ya da ameliyathanede yaşananlarla ilgili bilinçli bir anı aktarmadığı belirtildi. Çalışmanın yalnızca beynin belirli bölgelerinde dil ve sesle ilişkili sinirsel işlemlerin bilinç olmaksızın da devam edebildiğini gösterdiği vurgulandı.</p>
<p><b>BİLİNÇ ARAŞTIRMALARINA KATKI SAĞLAYABİLİR</b></p>
<p><strong>Araştırmacılar, sonuçların gelişmiş bilişsel süreçlerin tamamının bilinçli farkındalığa bağlı olmayabileceğine ilişkin görüşleri desteklediğini ifade etti.</strong></p>
<p>Bulguların, bilincin tek bir beyin bölgesinden ziyade farklı bölgeler arasındaki bilgi alışverişiyle oluştuğunu savunan kuramsal yaklaşımlara katkı sağlayabileceği değerlendirildi. Ayrıca hipokampustaki dil sinyallerinin daha iyi anlaşılmasının, felç veya beyin hasarı nedeniyle konuşma yetisini kaybeden kişiler için geliştirilen beyin-bilgisayar arayüzleri ve konuşma protezlerinin geliştirilmesine de katkı sunabileceği belirtildi.</p>
<p><b>SONUÇLAR SINIRLI SAYIDA HASTA ÜZERİNDE ELDE EDİLDİ</b></p>
<p><strong>Araştırma ekibi, bulguların dikkatli yorumlanması gerektiğini vurguladı. Çalışmanın yalnızca yedi hasta üzerinde yürütüldüğü, konuşma deneyine ise bunların dördünün katıldığı belirtildi.</strong></p>
<p>Ayrıca araştırmanın yalnızca hipokampus bölgesine odaklandığı ve temel anestezi ilacı olarak propofolün kullanıldığı ifade edildi. Bu nedenle sonuçların farklı anestezi yöntemleri, uyku, koma ya da diğer bilinç kaybı durumlarına doğrudan genellenemeyeceği, daha geniş örneklemlerle yeni araştırmalara ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/beyin-anestezi-altinda-da-dili-islemeyi-surduruyor/">Beyin anestezi altında da dili işlemeyi sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/beyin-anestezi-altinda-da-dili-islemeyi-surduruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ameliyat sonrası şiddetli ağrıların sebebi D vitamini</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/ameliyat-sonrasi-siddetli-agrilarin-sebebi-d-vitamini/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/ameliyat-sonrasi-siddetli-agrilarin-sebebi-d-vitamini/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 21:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[D Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=67893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim dünyasında yapılan son araştırmalar, ameliyat sonrası iyileşme sürecini doğrudan etkileyen bir gerçeği ortaya çıkardı. Vücuttaki D vitamini eksikliği, cerrahi operasyonların ardından yaşanan hastane içi ve evdeki ağrıların şiddetini ciddi oranda artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/ameliyat-sonrasi-siddetli-agrilarin-sebebi-d-vitamini/">Ameliyat sonrası şiddetli ağrıların sebebi D vitamini</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bölgesel Anestezi ve Ağrı Tıbbı (Regional Anesthesia &amp; Pain Medicine) dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, D vitamini seviyesi düşük olan kadınlar, meme kanseri ameliyatının ardından çok daha ağrılı bir süreç geçiriyor ve çok daha fazla ağır ağrı kesiciye (opioid) ihtiyaç duyuyor.</p>
<p>Araştırmacılar, ameliyat öncesinde D vitamini seviyesini artırmanın, hastaların konforunu sağlamak için etkili bir yol olabileceğini belirtiyor.</p>
<p><b>184 KADIN HASTANIN VERİLERİ İNCELENDİ</b></p>
<p>Bilim insanları, D vitamini ile ameliyat sonrası ağrılar arasındaki bağlantıyı çözmek için Mısır&#8217;daki Fayoum Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde kapsamlı bir çalışma yürüttü.</p>
<p>Araştırma kapsamında, meme kanseri nedeniyle mastektomi (memenin alınması) ameliyatı olacak 184 kadın mercek altına alındı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2026/05/ameliyat-sonrasi-siddetli-agrilarin-sebebi-d-vitamini-0-pHpqArYY.jpg"></p>
<p>Katılımcıların yarısının D vitamini seviyesi kritik sınır olan 30 nmol/L&#8217;nin altındayken, diğer yarısının değerleri bu sınırın üzerindeydi.</p>
<p>Yaş ortalamaları 42 ve 44 olan bu iki grubun ameliyat öncesi, sırası ve sonrasındaki tüm süreçleri, D vitamini durumlarından haberdar olmayan doktor ve hemşireler tarafından titizlikle takip edildi.</p>
<p><b>ORTA VE ŞİDDETLİ AĞRI YAŞAMA RİSKİ 3 KAT DAHA FAZLA</b></p>
<p>Ameliyatın ardından hastaların ağrı seviyeleri 24 saat boyunca düzenli aralıklarla kaydedildi.&nbsp;</p>
<p>D vitamini eksikliği olan hastaların, ameliyat sonrasındaki ilk 24 saat içinde orta ila şiddetli ağrı yaşama olasılığı, vitamin seviyesi yeterli olanlara göre tam 3 kat daha fazla çıktı.</p>
<p>Uzmanlar, iki grup arasındaki temel farkın, standart ağrı ölçeğinde 4 ila 6 arasındaki &#8220;orta derece&#8221; acıyı hisseden hasta sayısındaki yoğunlaşmadan kaynaklandığını belirtti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2026/05/ameliyat-sonrasi-siddetli-agrilarin-sebebi-d-vitamini-1-XnmLMDhO.jpg"></p>
<p><b>AĞRI KESİCİ İHTİYACI KATLANDI</b></p>
<p>Vücuttaki D vitamini yetersizliği, hissedilen ağrıyı artırmakla birlikte ağrı kesici kullanımını da artırdı.</p>
<p>Ameliyat esnasında D vitamini düşük olan hastalar operasyon sırasında daha fazla fentanil ilacına ihtiyaç duydu.</p>
<p>Ameliyat sonrasında ise D vitamini eksik olan kadınlar, kendi kontrollerinde olan ağrı kesici butonunu daha sık kullanarak, vitamin seviyesi normal olan hastalara kıyasla ortalama 112 mg daha fazla tramadol tüketmek zorunda kaldı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2026/05/ameliyat-sonrasi-siddetli-agrilarin-sebebi-d-vitamini-2-ZWZt9Rs7.jpg"></p>
<p><b>AĞRI KESİCİ, YAN ETKİLERİ DE BERABERİNDE GETİRDİ</b></p>
<p>Ağrıyı kesmek için yüksek dozda ağrı kesici ilaç kullanılması, hastaların iyileşme konforunu da olumsuz etkiledi.</p>
<p>Bulantı ve uyuşukluk gibi yan etkilerin yanı sıra, tamamen kusma vakalarının sadece D vitamini eksikliği yaşayan grupta görülmesi dikkat çekti.</p>
<p>Uzmanlar, D vitamininin vücudun ağrıyı algılama ve düzenleme mekanizmasında kritik bir rol oynadığını, bunun vitaminin antienflamatuar (iltihap önleyici) özellikleri ve bağışıklık sistemi üzerindeki gücüyle bağlantılı olduğunu düşünüyor.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/ameliyat-sonrasi-siddetli-agrilarin-sebebi-d-vitamini/">Ameliyat sonrası şiddetli ağrıların sebebi D vitamini</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/ameliyat-sonrasi-siddetli-agrilarin-sebebi-d-vitamini/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölümsüzlüğün formülü bulundu mu?</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/olumsuzlugun-formulu-bulundu-mu/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/olumsuzlugun-formulu-bulundu-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 11:12:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=64310</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlık, The Matrix’ten beri simülasyon ve dijital bilinç fikrini tartışıyor. Bugün OpenAI, Google ve Meta gibi şirketler dijital asistanlar ve veri temelli ikizler üzerinde çalışıyor. Bir gün biyolojik olarak ölsek bile dijital izlerimizle var olmaya devam etmemiz mümkün olabilir.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/olumsuzlugun-formulu-bulundu-mu/">Ölümsüzlüğün formülü bulundu mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>“O iri cüsseli, zorba, kibirli hükümdar Gılgamış’ı engellemek için tanrılar vahşi adam Enkidu’yu gönderir. Fakat bir şekilde Enkidu ile Gılgamış dost olurlar. Birlikte farklı canavarları öldürürler. Buna kızan tanrılar Enkidu’yu hasta edip öldürürler.</p>
<p>Enkidu’nun ölümü Gılgamış’ı derinden sarsar ve ölümsüzlüğün sırrını aramak için yollara düşer&#8230;”</p>
<p>Binlerce yıl önce yazılmış, insanlığın bilinen ilk destanında bile bir ölümsüzlük arayışı var.</p>
<p>Ve belki de sonunda ölümsüzlüğün sırrını bulmak üzereyiz.</p>
<p><b>DİJİTAL ÖLÜMSÜZLÜK</b></p>
<p>Tüm düşüncelerinizi, bildiklerinizi, yaşadıklarınızı, hatıralarınızı bir yapay zekâ sistemine yüklediğinizi ve ondan sizin gibi davranmasını istediğinizi düşünün.</p>
<p>Bunu yapması zor elbette. “Koca bir ömrü nasıl anlatayım?”&#8230;</p>
<p>Öyle mi gerçekten? Tüm hatıralarımızı, bildiklerimizi biz de bir genel “özet” olarak hatırlamıyor muyuz aslında? Elbette düşündükçe, sorguladıkça canlanan hatıralar, bilgiler var. Ama üzerinden belli bir zaman geçmiş konular ile ilgili sadece “hayal meyal” hatırladıklarımız var.</p>
<p>Yani belki de oturup birkaç gün/hafta, hadi kötü ihtimalle birkaç ay uğraşsak ve hatıralarımızı, bildiklerimizi kayda geçirsek muhtemelen kendi hatıralarımızla, bildiklerimizle, düşündüklerimizle donattığımız bir ikizimiz olabilecek. Bir “dijital” ikizimiz.</p>
<p>Dünyanın en büyük hedge fonu sahibi Ray Dalio, böyle bir dijital ikiz oluşturdu ve kullanıma sundu bile. Adı “Digital Ray”.</p>
<p>Ray Dalio, uzun yıllar önce yaşadığı kötü bir yatırım tecrübesi sonrası iflas ediyor ve o günden sonra yaptığı her hatadan ders çıkararak bunları not etmeye başlıyor. Sonrasında da bu bilgileri “Principles” (İlkeler) isimli kitabında herkesle paylaşıyor. Bugünlerde popüler olan yapay zekâ sistemlerinden çok önce kendisine bir yapay zekâ sistemi yazdırıyor ve öğrendiklerini hep bu sisteme yüklüyor. Böylece yeni bir karar alması gerektiğinde bu sisteme danışarak bir anlamda kendi dijital kopyası tarafından yönlendirilerek en doğru şekilde kararlar alabiliyor.</p>
<p>Kendi dijital ikizimizin olması. Onun tarafından yönlendirilmek, onun tarafından tamamen unuttuğumuz hatıraların, tecrübelerin yıllar sonra hatırlatılması ve ona göre hareket edebilmemiz. Çocuklarımızın, yakınlarımızın biz bu dünyadan göçüp gittikten sonra dahi dijital ikizimizle sohbet edebilmesi. Evet, bu tam olarak biz değiliz belki ama bize en yakın şey bu olabilir.</p>
<p>OpenAI, Google ve Meta gibi şirketler yeni cihazlar (örneğin akıllı gözlükler) üzerinde çalışıyor ve bu cihazlar sayesinde hayatımızın her anında bize yardımcı olabilecek asistanlarımız olabilecek. Muhtemelen 2020’lerden sonra doğan çocuklar tüm hayatlarında onlara yardımcı olacak ve hayatlarına tanıklık edecek teknolojilerle donanacaklar. Tabii bu teknolojiler sayesinde hayatımız hakkında birçok veri de bolca toplanabileceği için dijital ikizlerimizin oluşturulması çok daha kolay olacak (İşin güvenlik, mahremiyet gibi kısımlarını başka bir yazıda konuşuruz). Kısacası, bir gün biyolojik olarak ölsek bile, muhtemelen dijital olarak yaşamamız mümkün olabilecek.</p>
<p><b>DİJİTAL YAŞAM MÜMKÜN MÜ?</b></p>
<p>2003 yılında Oxford Üniversitesi profesörü Nick Bostrom bir makale yayımladı ve enteresan bir önermede bulundu: “Hepimiz bir simülasyonda olabiliriz çünkü bundan yüzlerce, binlerce, belki milyonlarca yıl sonra torunlarımız ‘Acaba bizim atalarımız nasıl bir dünyada yaşamışlardı’ diyerek bugünleri simüle ediyor olabilirler.” (1999 yılı yapımı müthiş film Matrix’te de bir “kitlelerce yaşanılan simülasyon dünya” önermesi var ama Nick Bostrom’un akademik ağırlığı olduğu için ondan devam edelim.)</p>
<p>Yani Nick Bostrom’a göre bir “ata simülasyonu” içinde yaşıyor olabiliriz. Dijital bir dünyadayız ama elbette farkında değiliz (Zaten farkında olsak simülasyonda hata olduğu için muhtemelen hata düzeltilip simülasyon tekrar başlatılırdı).</p>
<p>Bu olabilir mi? Açıkçası öyle bir dönemde yaşıyoruz ki “Bu kesinlikle olamaz” demek çok mümkün değil gibi. Sadece 2-3 yıl öncesine göre inanılmaz gerçekçi resimler, videolar görüyoruz. Sahteyi gerçekten ayırmak neredeyse imkânsız hale geldi. Ve henüz 2026’dayız. 3026 yılını düşünsenize. Veya 103026 yılını. Neyse, konuyu çok dağıtmadan: Eğer simülasyon teorisi gibi bir teori ileride gerçekleştirilebilecekse (ki gidişat onu gösteriyor, hatta kısa süre önce Simile.ai isimli şirket benzer simülasyonlar yapmak için 100 milyon dolar yatırım aldı), bu da dijital varlıklara “bilinç” verilebilecek demek. Yani kendi varlığının farkında olan (ama neden var olduğunu tam açıklayamayan), düşünebilen, mantık yürütebilen dijital varlıklar.</p>
<p><b>BİLİNCİN AKTARILMASI</b></p>
<p>Bu ne demek? Dijital beyinle gerçek beyin arasındaki köprüler kurulmaya başlandı demek. Beynimizdeki her biyolojik nöronun dijital kopyasını çıkarabilirsek acaba bilincimiz de kopyalanmış olur mu?</p>
<p>Acaba bir gün, bu yazıları dijital beynimle yazabilecek miyim ve siz de dijital beyinlerinizle okuyabilecek misiniz? O gün geldiğinde, iletişim kurmak için yazı yazmaya/okumaya gerek kalacak mı? Bir gün biz de bu harfleri, taş yazıtları inceler gibi “eskiden ne kadar ilkel yöntemlerle bilgi paylaşımı yapıyormuşuz” diyecek miyiz?</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2026/03/olumsuzlugun-formulu-bulundu-mu-0-r5QHUTam.jpg"/></p>
<p><b>YAŞIM: 1 MİLYON</b></p>
<p>Dijital ölümsüzlük fikri çok ilginç. Fakat artık sıkça konuşulan farklı bir ölümsüzlük fikri daha var: Fiziksel ölümsüzlük.</p>
<p>Uzun yıllar önce bir TED etkinliğinde Aubrey de Grey isimli birinin konuşmasını dinlemiştim: “Yaşlanmak aslında bir hastalıktır” gibi bir düşünce o zamanlardan aklıma takılmış.</p>
<p>Yaşlanmanın bir hastalık gibi olduğu, her hastalık gibi tedavi edilebileceği yani yaşlanmanın durdurulabileceği fikri son yıllarda gittikçe daha sık konuşulmaya başlandı. Geçen yıl Gelecekten Notlar video-röportajında görüştüğümüz Prof. Derya Unutmaz da benzer şeyler söylemişti: “Binlerce yıl yaşamamız mümkün olabilir.”</p>
<p><b>PEKİ NASIL OLACAK BU? </b></p>
<p>Aslında bunun net cevabını henüz bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey şu: Yeterince zaman ve araştırma ile birçok hastalığın çaresini bulma şansımız var. Öyle de oluyor zaten araştırdıkça ve teknoloji de ilerledikçe birçok hastalığı tedavi edebiliyor, ortalama insan ömrünü uzatabiliyoruz.</p>
<p>Sorun şu ki: Bu süreç çok yavaş işliyor. Yani yıllarca araştırma yapmak, testler yapmak, bir tedavi veya ilaç bulunduysa onay süreçlerinden geçmek gibi birçok adım olduğu için tıp alanındaki hızımız halen yeterli değil.</p>
<p>Bu noktada bize yardımcı olabilecek müthiş bir teknoloji var: Yapay zekâ.</p>
<p>Yapay zekâ sayesinde, daha önceki yazılarımda bahsettiğim “1 milyon Einstein” ya da Anthropic CEO’su Dario Amadei’nin bahsettiği “bir şehir dolusu dahi” fikrine ulaşmak çok yakında mümkün olacak gibi görünüyor.</p>
<p>1 milyon Einstein’ın bilimsel sorunlar üzerinde 7&#215;24 çalıştığını düşünsenize. Tek ihtiyaçları: Elektrik. Bilimsel keşiflerin, tıptaki ilerlemelerin ne boyutta olacağını düşünsenize.</p>
<p>Ve bunun olması için 100 yıl beklemeyeceğiz. Şimdiden ilk emareleri gelmeye başladı bile. Önce AlphaFold ile milyonlarca proteinin 3 boyutlu yapısı 1 yılda bulundu (Eskiden tek bir tane proteinin yapısını bulmak için bir doktora yapmak gerekebiliyordu).</p>
<p>Deepmind Funsearch ile matematik alanında, GPT 5.2 modeli (OpenAI) teorik fizik alanında keşifler yapıldı.</p>
<p>Kısacası yapay zekâ ile bilimsel keşifleri (çok) hızlandırmamız mümkün. Tek ihtiyacımız daha zeki modeller, daha iyi çipler ve daha çok elektrik. Ve bu alandaki yüzlerce milyar dolarlık yatırım da bu ihtiyaçları karşılayacak gibi görünüyor.</p>
<p>Yani her sabah yeni keşiflere, yeni buluşlara uyandığımız günlerden çok uzak değiliz (kişisel tahminim: 2030’lar). Bu durumda birçok hastalığa, belki de tüm hastalıklara çare bulunması da mümkün olabilecek. İnsan ömrü bir anda uzamaya başlayacak. Ve belki bazı bilim insanlarının iddia ettiği gibi fiziksel olarak da çoook uzun (Binlerce yıl? Milyonlarca yıl?) yaşayabileceğimiz günlere ulaşacağız.</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/olumsuzlugun-formulu-bulundu-mu/">Ölümsüzlüğün formülü bulundu mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/olumsuzlugun-formulu-bulundu-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli kalp rahatsızlıklarını tespit edebilen akıllı tişört geliştirildi</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/gizli-kalp-rahatsizliklarini-tespit-edebilen-akilli-tisort-gelistirildi/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/gizli-kalp-rahatsizliklarini-tespit-edebilen-akilli-tisort-gelistirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 13:30:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=64050</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiliz Kalp Vakfı ve Imperial College London araştırmacıları, ani kalp ölümlerinin önüne geçebilecek yeni bir teknolojiye imza attı. Geliştirilen yapay zeka destekli akıllı tişört, hastaların kalplerindeki elektriksel sinyalleri sürekli olarak ...</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/gizli-kalp-rahatsizliklarini-tespit-edebilen-akilli-tisort-gelistirildi/">Gizli kalp rahatsızlıklarını tespit edebilen akıllı tişört geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz Kalp Vakfı ve Imperial College London araştırmacıları, ani kalp ölümlerinin önüne geçebilecek yeni bir teknolojiye imza attı.</p>
<p>Geliştirilen yapay zeka destekli akıllı tişört, hastaların kalplerindeki elektriksel sinyalleri sürekli olarak izleyerek ölümcül olabilen gizli rahatsızlıkları tespit etmeyi başarıyor.</p>
<p>Günlük kıyafetlerin altına rahatlıkla giyilebilen bu spor tarzı tişörtün göğüs bölgesine 50 adet hassas sensör dikildi.</p>
<p>Bu sensörler elde ettikleri verileri kablosuz olarak bir bilgisayara aktarıyor ve özel yapay zeka sistemi tehlikeli ritim bozukluklarını anında analiz ederek doktorlara bildiriyor.</p>
<p><strong>KESİNTİSİZ VE KONFORLU İZLEME İMKANI</strong></p>
<p>Mevcut taşınabilir EKG cihazları kablolu yapıları nedeniyle hastalara zorluk çıkarırken, yıkanabilir özellikteki bu akıllı tişört bir haftaya kadar aralıksız kullanılabiliyor.</p>
<p>Uzmanlar, standart 10 dakikalık hastane testlerinde gözden kaçabilen düzensiz kalp ritimlerinin bu uzun süreli tarama sayesinde çok daha kolay teşhis edilebileceğini vurguluyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2026/02/gizli-kalp-rahatsizliklarini-tespit-edebilen-akilli-tisort-gelistirildi-0-bHhpyryA.jpg"></p>
<p><strong>BEŞ YIL İÇİNDE KULLANIMA SUNULACAK</strong></p>
<p>İngiltere&#8217;de her hafta 35 yaş altı 12 gencin ölümüne neden olan kalıtsal hastalıkların teşhisinde devrim yaratacak olan cihaz, yakında 200 hasta üzerinde üç ay boyunca test edilecek.</p>
<p>Bu yenilikçi teknolojinin yaklaşık beş yıl içinde sağlık sektöründe yaygın kullanıma sunulması ve gelecekte çocukların kalp taramalarında da değerlendirilmesi hedefleniyor.</p>
<div></div>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/gizli-kalp-rahatsizliklarini-tespit-edebilen-akilli-tisort-gelistirildi/">Gizli kalp rahatsızlıklarını tespit edebilen akıllı tişört geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/gizli-kalp-rahatsizliklarini-tespit-edebilen-akilli-tisort-gelistirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nadir hastalıklara yüksek teknoloji umudu</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/nadir-hastaliklara-yuksek-teknoloji-umudu/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/nadir-hastaliklara-yuksek-teknoloji-umudu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 11:42:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Euro]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Nadir]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=60390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nadir genetik ve genetik olmayan hastalıklarda tanı ve tedavisi zor vakalara çözüm üretmek amacıyla Ufuk Avrupa Programı kapsamında ERDERA Ortaklığı yeni bir çağrıya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/nadir-hastaliklara-yuksek-teknoloji-umudu/">Nadir hastalıklara yüksek teknoloji umudu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, ERDERA (European Rare Diseases Research Alliance) Ortaklığı, nadir hastalıklar alanında Avrupa’yı araştırma ve inovasyonda dünya lideri konumuna taşımayı hedefliyor. Programla, Avrupa genelinde tanı konulmuş yaklaşık 30 milyon nadir hastanın sağlık ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanıyor.</p>
<p><strong>KAMU-ÖZEL İŞ BİRLİĞİYLE GÜÇLÜ ARAŞTIRMA AĞI</strong></p>
<p>ERDERA, nadir hastalıklar alanında ulusal ve bölgesel araştırma stratejilerinin uyumlaştırılmasını ve kamu-özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesini öngörüyor.</p>
<p>Bu kapsamda, araştırma çıktılarının hasta yararına dönüşmesini hızlandıracak şekilde Avrupa Araştırma Alanı’nın yapılandırılması hedefleniyor.</p>
<p>Ayrıca sağlık verilerine dayalı dijital dönüşümle daha etkili önleme, tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi planlanıyor.</p>
<p><strong>37 ÜLKEDEN 170&#8217;TEN FAZLA ORTAK</strong></p>
<p>ERDERA Ortaklığı; 37 ülkeden 170’i aşkın paydaşın yer aldığı, 7 yıllık süreyi kapsayan ve yaklaşık 380 milyon euro bütçeye sahip Avrupa’nın en büyük nadir hastalık araştırma girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/12/nadir-hastaliklara-yuksek-teknoloji-umudu-0-XJQ3rDXK.jpg"/></p>
<p><strong>KLİNİK ARAŞTIRMA AĞI KURULACAK</strong></p>
<p>Program kapsamında, nadir hastalıklar alanındaki klinik araştırmaların daha hızlı ve etkin yürütülebilmesi amacıyla bir Klinik Araştırma Ağı oluşturulması planlanıyor.</p>
<p>Ulusal ve Avrupa düzeyindeki araştırma planlarının bütünleştirilmesi, veri paylaşımı, bilgi erişimi ve analiz hizmetleri de bu ağın temel bileşenleri arasında yer alacak.</p>
<p><strong>ERDERA2026 ULUSLARARASI ÇAĞRISI AÇILDI</strong></p>
<p>Bu doğrultuda, <em><b>“Nadir Genetik ve Genetik Olmayan Hastalıklarda Çözülemeyen Vakaların Varyant Doğrulama ve Yeni Teknolojik Yaklaşımlarla Çözülmesi”</b></em> başlığıyla ERDERA 2026 Uluslararası Ortak Çağrısı ilan edildi.</p>
<p>Çağrı kapsamında sunulacak projelerde;</p>
<p>Belirsiz genetik varyantların sınıflandırılması,</p>
<p>Geniş hasta gruplarında hayvan modeli sistemleri,</p>
<p>Çoklu-omik ve bütünleştirici analiz yöntemleri</p>
<p>gibi yenilikçi yaklaşımlar öne çıkacak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/12/nadir-hastaliklara-yuksek-teknoloji-umudu-1-uKx99hWu.jpg"/></p>
<p><strong>YAPAY ZEKA VE İLERİ ANALİZ YÖNTEMLERİ ÖN PLANDA</strong></p>
<p>Projelerde ayrıca;</p>
<p>Klinik ortamlarda henüz doğrulanmamış yeni tanı araçları,</p>
<p>Biyoistatistik, ileri düzey biyoinformatik ve matematiksel modeller,</p>
<p>Yapay zeka tabanlı platformlar,</p>
<p>Sistem biyolojisi ve hastalık mekanizması modellemeleri</p>
<p>kullanılabilecek. Klinik, çevresel ve yaşam tarzına ilişkin verilerin entegre edilmesiyle hastalık haritaları ve bilgi grafikleri oluşturulması da desteklenecek.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;DEN PROJELERE 250 BİN EUROYA KADAR DESTEK</strong></p>
<p>Çağrı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 36 ay olacak. TÜBİTAK tarafından sağlanacak destek, proje başına 250 bin euroya kadar çıkabilecek.</p>
<p>Yükseköğretim kurumları ve kamu kuruluşları için üst limit 100 bin euro, özel kuruluşlar için ise 250 bin euro olarak belirlendi.</p>
<p><strong>BAŞVURU TAKVİMİ</strong></p>
<p>Uluslararası proje önerilerinin çağrı sekretaryasına son başvuru tarihi 12 Şubat olarak açıklandı.</p>
<p>Birinci aşama TÜBİTAK ulusal başvuruları için son tarih 20 Şubat, e-imza süreçleri için ise 26 Şubat olacak.</p>
<p>İkinci aşama proje önerileri 8 Temmuz tarihine kadar sunulabilecek.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/12/nadir-hastaliklara-yuksek-teknoloji-umudu-2-ZEtKf2iW.jpg"/></p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/nadir-hastaliklara-yuksek-teknoloji-umudu/">Nadir hastalıklara yüksek teknoloji umudu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/nadir-hastaliklara-yuksek-teknoloji-umudu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastayken ağza sürülmemesi gereken 3 besin</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/hastayken-agza-surulmemesi-gereken-3-besin/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/hastayken-agza-surulmemesi-gereken-3-besin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2025 11:50:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=59676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme bilimcileri ve immünoloji uzmanları, grip ve soğuk algınlığı gibi hastalık dönemlerinde sıklıkla tüketilen üç temel besin maddesinin bağışıklık sisteminin doğru çalışmasını engellediğini ve iyileşme sürecini uzattığını ifade etti.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/hastayken-agza-surulmemesi-gereken-3-besin/">Hastayken ağza sürülmemesi gereken 3 besin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hastalık zamanlarında vücudumuz, patojenlerle savaşmak ve kendini onarmak için tüm kaynaklarını bağışıklık sistemine yönlendirdi. Ancak bazı gıdalar, bu kritik süreçte enflamasyonu artırarak, sindirim sistemini yorarak veya doğrudan bağışıklık hücrelerinin işlevini bozarak iyileşmeye engel teşkil etti.</p>
<p>Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu&#8217;ndan beslenme epidemiyoloğu Dr. Liana Williams, konuya dair yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</p>
<p><strong>&#8220;İnsanlar hasta olduklarında, çoğu zaman &#8216;kolay tüketilen&#8217; veya &#8216;konfor sağlayan&#8217; gıdalara yönelirler. Ancak bu gıdaların birçoğu, vücudun enerji yerine sindirime odaklanmasına neden olan yüksek oranda rafine edilmiş şeker ve doymuş yağ içerir. Bu durum, bağışıklık tepkisini geciktirdi.&#8221;</strong></p>
<p><strong>BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR HANGİ ÜÇ BESİNİ HEDEF ALDI?</strong></p>
<p>Uzmanlar, bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış üç gıda grubundan hastalık süresince kesinlikle uzak durulması gerektiğini vurguladı:</p>
<p><strong>1. İşlenmiş Şekerler ve Yüksek Fruktozlu Şuruplar</strong></p>
<p>Gelenekselleşmiş soğuk algınlığı içecekleri, gazlı meşrubatlar ve hatta bazı meyve sularında bolca bulunan işlenmiş şeker, bağışıklık sistemi için büyük bir tehdit oluşturdu.</p>
<p>Washington Üniversitesi’nden immünolog Prof. Dr. Samuel Davies, şekerlerin beyaz kan hücrelerinin (özellikle nötrofillerin) bakteri ve virüsleri yok etme kabiliyetini geçici olarak azalttığını ifade etti.</p>
<p><strong>2. Yağlı ve Kızarmış Yiyecekler (Trans ve Doymuş Yağlar Yüksek)</strong></p>
<p>Cips, patates kızartması ve ağır soslu yemekler gibi doymuş ve trans yağ oranı yüksek gıdalar, vücutta yüksek seviyede enflamasyona yol açtı.</p>
<p>Londra King’s College&#8217;dan beslenme terapisi uzmanı Dr. Anya Sharma, bu tür yağların bağırsak mikrobiyotasını hızla bozduğunu ve bağırsak geçirgenliğini artırdığını belirtti.</p>
<p>Dr. Sharma, <strong>&#8220;Vücudun hali hazırda bir enfeksiyonla mücadele ettiği bir zamanda, aşırı yağlı yiyecekler bağırsaktan kana geçen enflamatuar sitokinlerin salımını tetikledi. Bu da iyileşme için ayrılması gereken enerjinin gereksiz bir iltihaplanma ile harcanmasına neden oldu&#8221;</strong> şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>3. Sade (Rafine Edilmiş) Beyaz Unlu Ürünler</strong></p>
<p>Beyaz ekmek, pirinç krakerleri ve makarna gibi glisemik indeksi yüksek rafine karbonhidratlar, vücutta hızla glikoza dönüşerek şekerle benzer bir etki gösterdi.</p>
<p>Berlin Charité Hastanesi&#8217;nden iç hastalıkları ve beslenme uzmanı Dr. Klaus Richter, rafine edilmiş tahılların liften arındırılmış olması nedeniyle sindirim sistemini hızlıca uyardığını ve ardından kan şekerini hızla yükselttiğini ifade etti.</p>
<p>Dr. Richter, <strong>&#8220;Bu ani glikoz dalgalanması, vücuttaki kortizol seviyesini yükselterek bağışıklık yanıtını baskıladı. Hastalık döneminde dengeli kan şekeri, bağışıklık hücrelerinin istikrarlı çalışması için kritik öneme sahiptir&#8221;</strong> dedi.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/hastayken-agza-surulmemesi-gereken-3-besin/">Hastayken ağza sürülmemesi gereken 3 besin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/hastayken-agza-surulmemesi-gereken-3-besin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günlük yaşamı etkileyen titremeler parkinson belirtisi olabilir</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/gunluk-yasami-etkileyen-titremeler-parkinson-belirtisi-olabilir/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/gunluk-yasami-etkileyen-titremeler-parkinson-belirtisi-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:58:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Titreme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=58089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamı felç eden titreme, Parkinson ve Esansiyel Tremor gibi ciddi hastalıkların erken bir işareti olabilir.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/gunluk-yasami-etkileyen-titremeler-parkinson-belirtisi-olabilir/">Günlük yaşamı etkileyen titremeler parkinson belirtisi olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sık karşılaşılan titremeler, basit bir sorun gibi görünse de altında ciddi sağlık sorunlarını barındırıyor.</p>
<p>Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, beyin pili ve akıllı ses ötesi (MRgFUS) tedavilerinin hastaların titremelerini büyük oranda kontrol altına alarak yaşam kalitelerini yükseltebildiklerini belirtti.</p>
<p><strong>BİRDEN FAZLA TİTREME NEDENİ VAR</strong></p>
<p>Titreme nedenlerinin sadece yaşlanma veya stresle sınırlı olmadığını vurgulayan, Doç. Dr. Zırh, <em><b>“Titreme deyince aklımıza genellikle Parkinson hastalığı gelir. Parkinson hastalarında vücudun bir tarafında daha ön planda olmak üzere istirahat halinde ellerde para sayar tarzda titreme, hareketlerde yavaşlama, bakışlarda donuklaşma ve yüz mimiklerinde azalma ile birlikte maske yüz diye ifade edilebilen yüz hali, kolların vücut salınımına iştirak etmemesi ve vücuda yapışık olarak, küçük adımlarla ve öne eğilerek yürüme gibi belirtileri bulunur. Parkinson hastasında titreme, eller bir iş yaparken azalır veya durur” </b></em>dedi.</p>
<p><strong>GENETİK YATKINLIĞI OLAN TİTREMELER</strong></p>
<p>Doç. Dr. Zırh<em><b>, “Bu tip titremelerde hastalar istirahatte titreme yaşamaz. Ellerini kaldırıp bir iş yaparken titreme belirginleşir. Ayrıca geçirilmiş kafa travmaları, MS sonrası veya beyinde bazı hasarlar sonrası oluşan titremeler de mevcuttur. Bu durumlarda beyindeki hareket kontrol mekanizmaları etkilenir ve şiddetli titremeler ortaya çıkabilir”</b></em> diye belirtti.</p>
<p><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></p>
<p>Doç. Dr. Zırh, “<em><b>Eksik olan dopamini yerine koymak maksadı ile hastalara dopamin düzeylerini artırmak için ilaçlar verilir. Parkinson hastalarının önemli bir kısmı medikal tedaviye iyi cevap verirler. Parkinson’da hastaların yüzde 80-85’i başlangıçta tedaviye iyi cevap vermişler ise ilaç tedavisiyle uzun süre hayatlarını sorunsuz sürdürebilirler. Bu hastalarda tedavide daha fazla doz ve daha sık ilaca rağmen hasta açılıp rahatlayamazsa, ilaç tedavisinin sağladığı iyilik saatleri giderek azalıp, hastalar günün önemli bir kısmını tutuk olarak geçirirlerse veya ilaçların yerinde duramama, çırpınma ve dans eder gibi istem dışı hareketlere yol açan yan etkileri ortaya çıkarsa, bir başka deyişle artık ilaç tedavisi bir yerde tıkanırsa, işte o zaman ameliyat seçeneği düşünülür ve hastalara beyin pili takılması ameliyatı uygulanabilir</b></em>” dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/11/gunluk-yasami-etkileyen-titremeler-parkinson-belirtisi-olabilir-0-DFFt5zGd.jpg"/></p>
<p><strong>TEKNOLOJİNİN TÜM İMKANLARINDAN FAYDALANILIYOR</strong></p>
<p>Doç. Dr. Zırh, “<em><b>Titreme rahatsızlıklarında Derin Beyin Stimulasyonu (DBS) ya da beyin pili dediğimiz yönteme kıyasla daha fazla tercih edilen MRgFUS tedavisi, cerrrahi müdahale gerektirmeyen, kesisiz, güvenli ve ileri teknoloji kullanımından yararlanılan bir teknolojidir.</b></em></p>
<p><em><b> Bu yöntem sayesinde hastanın kafa derisi üzerinden hedefe ulaşmak için yüksek yoğunluğa sahip 1.024 ayrı ultrason dalgası ile Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) yöntemi bir araya getirilerek, titremeye neden olan beyindeki hedef bölgenin etkisizleştirilmesi sağlanır. </b></em></p>
<p><em><b>Böylece titreme belirgin şekilde azaltılır. Beş yıllık takiplerde, hastaların yüzde 70–73’ünün bu yöntem sonrasında titremeden büyük oranda kurtulduğu raporlanmıştır”</b></em> ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;GÜNLÜK YAŞAMDA TİTREMEYLE BAŞA ÇIKMAK MÜMKÜN&#8221;</strong></p>
<p>Doç. Dr. Zırh, <em><b>“Bu uygulamalar sayesinde bağımsız yaşayamayan, sosyal hayattan kopan kişiler yeniden bağımsız yaşama şansı bulabiliyor, önemli bir kısmı da mesleklerini tekrar icra edebilme şansı yakalıyor”</b></em> şeklinde konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/11/gunluk-yasami-etkileyen-titremeler-parkinson-belirtisi-olabilir-1-1HXDhtJc.jpg"/></p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/gunluk-yasami-etkileyen-titremeler-parkinson-belirtisi-olabilir/">Günlük yaşamı etkileyen titremeler parkinson belirtisi olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/gunluk-yasami-etkileyen-titremeler-parkinson-belirtisi-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka 10 yıl içinde olası hastalıkları tespit edecek</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/yapay-zeka-modeli-10-yil-icinde-olasi-hastaliklari-tespit-edecek/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/yapay-zeka-modeli-10-yil-icinde-olasi-hastaliklari-tespit-edecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 11:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=55646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim insanları, geliştirdikleri yeni yapay zeka modeliyle insanların gelecek 10 yıl içinde yakalanabileceği hastalıkları tıpkı hava durumu tahmini gibi öngörebildiklerini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/yapay-zeka-modeli-10-yil-icinde-olasi-hastaliklari-tespit-edecek/">Yapay zeka 10 yıl içinde olası hastalıkları tespit edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı, Almanya Kanser Araştırma Merkezi (DKFZ) ve Kopenhag Üniversitesi&#8217;nden araştırmacıların geliştirdiği <strong>&#8220;Delphi-2M&#8221; isimli yapay zeka modeli, kişilerin tıbbi kayıtlarındaki verileri kullanarak 10 yıl içinde yakalanabileceği hastalıkları öngörebiliyor.</strong></p>
<p>Söz konusu model, bir cümledeki kelime dizilimini tahmin edebilmek için dil kalıplarını anlamak üzere eğitilen ChatGPT ile benzer bir teknoloji kullanıyor.</p>
<p>Delphi-2M, anonim tıbbi kayıtlardaki kalıpları tespit etmek üzere eğitilerek, insanların 10 yıl içinde yakalanabileceği hastalıkları tahmin ediyor.</p>
<p>İngiltere&#8217;deki 400 binden fazla kişiden toplanan anonim tıbbi kayıtlar üzerinde geliştirilen yazılım, daha sonra başka katılımcılar ve Danimarka&#8217;da 1,9 milyon kişiye ait veriler kullanılarak test edildi. Araştırmacılar, yapay zekanın özellikle tip 2 diyabet, kalp krizi ve sepsis gibi ilerleyici hastalıkları öngörmede yüksek doğruluk sağladığını belirtti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/09/yapay-zeka-modeli-10-yil-icinde-olasi-hastaliklari-tespit-edecek-0-EYntpNC6.png" /></p>
<p>Çalışmayı yürüten bilim insanlarından Profesör Ewan Birney, &#8220;Tıpkı hava durumunda yüzde 70 yağmur ihtimali verilebilmesi gibi, sağlık hizmetlerinde de bunu yapabiliriz.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Araştırmacılar, modelin henüz klinik kullanıma hazır olmadığını ancak erken teşhis ve önleyici tedaviler ile yüksek riskli hastaları tespit etmek için kullanılabileceğini kaydetti.</p>
<p>Öte yandan, modelin, sağlık kurumlarının gelecekteki hasta yoğunluğunu planlamasına katkı sağlayabileceği düşünülüyor. Çalışmada kullanılan verilerin ağırlıklı 40-70 yaş grubuna ait olduğuna dikkati çeken araştırmacılar, modelin klinik kullanıma girmeden önce iyileştirilmesi ve test edilmesi gerektiğine işaret etti.</p>
<p>Model, görüntüleme, genetik ve kan analizi gibi daha fazla tıbbi veriyi kapsayacak şekilde güncelleniyor.</p>
<p>Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayınlandı.</p>
</div>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/yapay-zeka-modeli-10-yil-icinde-olasi-hastaliklari-tespit-edecek/">Yapay zeka 10 yıl içinde olası hastalıkları tespit edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/yapay-zeka-modeli-10-yil-icinde-olasi-hastaliklari-tespit-edecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yiyeceklerin ilaçlarla etkileşimleri hakkında neler biliniyor?</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 13:23:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Bazı]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=54901</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu oldukça utandırıcı bir problemdi. Üstelik beş saat boyunca süren ereksiyon nedeniyle acı verici bir hâl almıştı.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor/">Yiyeceklerin ilaçlarla etkileşimleri hakkında neler biliniyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Hindistan&#8217;ın Tamilnadu eyaletinde, 46 yaşındaki bir adam sürekli ereksiyon şikayetiyle acil servise başvurduğunda doktorlar başlangıçta şaşkına döndü. Adam, eşiyle cinsel ilişkiye girmeden önce ereksiyon problemini gidermek için sildenafil – daha çok Viagra olarak bilinen ilaç – kullanmıştı.</p>
<p>İlacı önerilen dozlarda almasına rağmen, bir türlü sorunu geçmiyordu. Daha sonra doktorlar adamın cinsel ilişkiden önce bol miktarda nar suyu içtiğini öğrendi. Hastaya etkileri dengelemek için bir enjeksiyon yapıldı ve bundan sonra nar suyundan uzak durması tavsiye edildi.</p>
<p><strong>Çünkü nar suyu, farkında olmadan aldığı ilacın etkisini güçlendirmişti. Bu olay, yediğimiz yiyeceklerin ilaçlarla öngörülemeyen biçimlerde etkileşime girebileceğinin yalnızca bir örneği.</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor-0-dAzSTSf2.jpg"/></p>
<p>Tıp literatüründe, yiyeceklerle ilaçların birleşerek tuhaf ya da endişe verici yan etkilere yol açtığını anlatan pek çok vaka yer alıyor.</p>
<p>Bunların çoğu bireysel veya küçük gruplar halinde rapor edilmiş olsa da, artık yiyeceklerin, içeceklerin ve bitkilerin ilaçlarla vücudumuzda nasıl etkileştiğini açıklayan bilimsel çalışmalar da giderek artıyor.</p>
<p>Örneğin greyfurtun, pek çok ilacın etkisini artırdığı, yan etkilerinin riskini yükselttiği ya da normal dozları bile toksik hale getirebildiği uzun zamandır biliniyor.</p>
<p>Lif açısından zengin gıdalar ise bazı ilaçların etkinliğini azaltabiliyor. İlaçlar genellikle onlarca yıllık geliştirme ve test aşamasından geçerek güvenli ve etkili oldukları kanıtlandıktan sonra piyasaya çıkıyor. Ancak piyasada binlerce farklı ilaç var ve bunların milyonlarca çeşit yiyecekle birleşme ihtimali mevcut.</p>
<p>Bilimsel derlemeler, yiyeceklerle ilaçların etkileşiminin güvenli ve etkili tedavi açısından ciddi bir tehdit oluşturabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Uzmanlar bu etkileşimleri sistemli şekilde takip etmeye yeni başlıyor ve hatta bazıları bu bileşimlerden yararlanarak ilaçların tek başına olduğundan daha etkili kullanılabileceğini umuyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor-1-wiFYtLBK.jpg"/></p>
<p><strong>California&#8217;daki Western University of Health Sciences&#8217;ta eczacılık profesörü Patrick Chan, &#8220;Çoğu ilaç yiyeceklerden etkilenmez&#8221; diyor.</strong></p>
<p>Ancak yiyeceklerden etkilenen belirli ilaçlar olduğunu söyleyen Chan, &#8220;İşte dikkat etmemiz gerekenler bunlar&#8221; diye devam ediyor.</p>
<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ve Avrupa İlaç Ajansı, ilaçların yiyeceklerden nasıl etkilendiğini test etmeyi zorunlu kılıyor.</p>
<p>Bunun için deneklere ya aç karnına ya da yüksek kalorili, yağlı bir öğün sonrası ilaç veriliyor.</p>
<p>Bu öğün tipik olarak tereyağlı iki dilim kızarmış ekmek, iki dilim kızarmış pastırma, iki kızarmış yumurta, biraz patates kızartması ve büyük bir bardak tam yağlı süt içeriyor.</p>
<p>Ama elbette tüm ihtimalleri test etmek imkansız.</p>
<p>Belgrad&#8217;daki Beslenme ve Metabolizma Araştırma Mükemmeliyet Merkezi&#8217;nde araştırmacı olan Jelena Milešević, insan metabolizmasının çok karmaşık olduğunu söylüyor:</p>
<p>&#8220;Adeta küçük bir fabrika gibi; çok sayıda girdi ve çok sayıda çıktı var.&#8221;</p>
<p>D vitamininin ilaçlarla nasıl etkileştiğini ve tersine ilaçların D vitaminine nasıl etki ettiğini araştıran Milešević, vücudun, yiyeceklerin ve ilacın tüm kimyasal tepkimeleri bir araya geldiğinde &#8220;devasa bir tablo ortaya çıktığını ve bunları birbirinden ayırmanın çok zor olduğunu dile getiriyor.</p>
<p>Yiyecekler ilaçları iki şekilde etkileyebiliyor: İlacın etken maddesiyle doğrudan etkileşime girebilir ya da vücudun ilaca verdiği tepkiyi değiştirebilir.</p>
<p>Bazı yiyecek-ilaç etkileşimleri 1980&#8217;lerden beri biliniyor.</p>
<p><b>Greyfurt ve kızılcık</b></p>
<p>En bilinen örnek, greyfurt ve greyfurt suyunun ilaçlarla etkileşimi.</p>
<p>Greyfurt; kolesterol düşürücü statinler, yüksek tansiyon için kullanılan nifedipin ve felodipin, organ nakli sonrası bağışıklık sistemini baskılamak için verilen siklosporin ve dünya genelinde yaygın kullanılan birçok ilaçla etkileşir.</p>
<p>Greyfurt ayrıca bazı ilaçların kana daha fazla karışmasına neden olur ve bu da dozun etkisini yükseltir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor-2-GHwnTFbB.jpg"/></p>
<p>Mesela sıtma tedavisinde kullanılan artemether ve praziquantel gibi ilaçlarla, HIV tedavisinde kullanılan saquinavir gibi antivirallerde bu durum görülür.</p>
<p>Bunun nedeni, ilaçların parçalanmasından sorumlu olan &#8220;sitochrome P450 3A4&#8221; adlı enzimi baskılaması.</p>
<p>Bu durumda ilaçlar vücutta birikerek zehirli seviyelere ulaşabilir.</p>
<p>Aynı şey Viagra olarak bilinen sildenafil için de geçerli.</p>
<p>Portekiz&#8217;deki Coimbra Üniversitesi&#8217;nde İlaç-Bitki Etkileşimleri Gözlemevi&#8217;ni yöneten Maria da Graça Campos, &#8220;Bu enzim devre dışı kaldığında ilaçlar vücutta daha uzun süre kalır ve konsantrasyonları çok zehirli seviyelere çıkabilir&#8221; diyor.</p>
<p>Ayrıca meyve sularının etkisi de genellikle daha güçlü. Çünkü yoğunlaştırılmış halde olduklarından ilaçlarla etkileşime giren maddeleri daha fazla içerirler. Aynı şekilde kızılcık (cranberry) suyunun da bazı kan sulandırıcı ilaçlarda kullanılan etken madde varfarin ile etkileştiği düşünülüyordu.</p>
<p><strong>Çok sayıda vakada, kızılcık suyu içen hastaların veya Şükran Günü yemeğinden kalanlarla günlerce kızılcık sosu tüketen bir kişide, varfarin&#8217;in kanı sulandırıcı etkisinin arttığı gözlenmişti. Ancak klinik deneyler ve sistematik incelemeler, normal düzeyde kızılcık tüketiminin varfarin ile etkileşmediğini ortaya koydu.</strong></p>
<p>Yine de bu alandaki en çok atıf yapılan çalışmalardan birinin, kızılcık suyu üreten bir firma tarafından finanse edilmiş olması dikkat çekici.</p>
<p>Kanada&#8217;daki McMaster Üniversitesi&#8217;nde klinik farmakoloji ve toksikoloji direktörü Anne Holbrook bu konuyla alakalı olarak &#8220;Literatürün büyük kısmı, belirgin etkenleri göz ardı eden düşük kaliteli vaka raporlarından oluşuyor&#8221; diyor.</p>
<p>Sağlıklı sonuçlara ulaşmak için, yüzlerce hastanın sadece varfarin aldığı ve diğer grubun hem varfarin hem de standartlaştırılmış kızılcık ürünleri aldığı randomize klinik denemelere ihtiyaç olduğunu söylüyor.</p>
<p>2011&#8217;de ABD Gıda ve İlaç Dairesi, varfarin kullananlar için kızılcıkla ilgili uyarıları ilaç rehberinden çıkardı.</p>
<p>Ancak İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) hala varfarin kullananların kızılcık suyundan uzak durması gerektiğini söylüyor.</p>
<p><b>Bitki çayları</b></p>
<p>Aynı şekilde meyan kökü de bazı ilaçların parçalanmasında görevli enzimleri etkileyerek ilaçlarla etkileşiyor. Bu durum kalp hastalıklarında kullanılan digoksin ve bazı antidepresanlar için geçerli. Ancak yapılan araştırmalar, meyan kökünün çoğu durumda klinik açıdan anlamlı bir yan etkiye neden olmadığını gösteriyor.</p>
<p>Chan&#8217;a göre tüm bunlar, yiyecek-ilaç etkileşimlerinin &#8220;tamamen vardır ya da yoktur&#8221; şeklinde anlaşılmaması gerektiğini gösteriyor.</p>
<p>&#8220;İlaç etkileşimlerini siyah-beyaz göremeyiz. Etkileşimler hafif, orta ya da ciddi olabilir.&#8221;</p>
<p>2017&#8217;de da Graça Campos, artrit tedavisi gören bir hastanın ciddi ağrılar ve kansızlıkla hastaneye kaldırıldığı vakayı anlattı.</p>
<p>Hasta aynı zamanda enginar çayı içmişti. Enginardaki bazı maddeler, artrit ilacı kolşisin ve diyabet ile hipertansiyon için aldığı ilaçlarla etkileşime girerek karaciğerinde toksik bir birikime yol açmıştı.</p>
<p>&#8220;Durum gerçekten çok kötüydü&#8221; diyor Campos.</p>
<p>&#8220;Başlangıçta karaciğer nakline ihtiyaç duyabileceğini düşündük. Çok karmaşıktı.&#8221;</p>
<p>Hasta kendiliğinden ve tamamen iyileşti. Bitkisel çaylar ve özler, geleneksel tıpta sık kullanılsa da güçlü etkileri olmasına rağmen yeterince denetlenmiyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor-3-wpPapY1Q.jpg"/></p>
<p>Aynı şekilde zerdeçal ve yosun bazlı takviyeler de bazı kanser ilaçlarıyla etkileşerek karaciğerde aşırı toksisiteye neden olabiliyor.</p>
<p>Zerdeçal ayrıca kan sulandırıcıların ve diyabet ilaçlarının etkisini artırabiliyor.</p>
<p>Sarı kantaron çiçeği özleri ise antidepresanlar, bazı anksiyete ilaçları, doğum kontrol hapları ve kimi kemoterapi ilaçlarıyla etkileşiyor.</p>
<p>Campos, &#8220;İnsanların şunu anlaması çok önemli: Bitkiler de çok ciddi etkileşimlere yol açabilir&#8221; diyor.</p>
<p>Ancak yine de bu tür etkileşimlerin kalıcı ve yaygın mı, yoksa tekil mi olduğunu görmek için daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç var.</p>
<p><b>Dozlar için doktora danışılmalı</b></p>
<p>Etkileşimler her zaman ilaçları daha güçlü ya da daha tehlikeli hale getirmiyor. Bazen de etkilerini zayıflatabiliyor.</p>
<p>Varfarin ile ilgili en bilinen durum, yeşil yapraklı sebzelerde bol bulunan K vitamini ile etkileşimi.</p>
<p>Varfarin, K vitaminiyle birleştiğinde etkisi azalır. Bu da hastaların yeşil sebzelerden tamamen uzak durması gerektiği anlamına gelmez, ancak tedavi dozlarının kişinin diyetine göre ayarlanmasını gerektirir.</p>
<p>Chan, &#8220;Siz benden çok daha fazla yeşil sebze yiyorsanız, doktorunuz sizin varfarin dozunuzu muhtemelen artırır&#8221; diyor.</p>
<p>Bazı antidepresan türleri (monoamin oksidaz inhibitörleri – MAOI) kullanan hastalara ise genellikle fermente yiyeceklerden ve yıllanmış peynirlerden uzak durmaları tavsiye edilir. Çünkü bu yiyeceklerde yüksek miktarda tiramin bulunur.</p>
<p>MAOI ilaçları vücudun tiramini parçalama yeteneğini azaltır ve bu da tansiyon yükselmesine yol açabilir.</p>
<p>Süt, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri bazı antibiyotikleri (örneğin siprofloksasin ve norfloksasin) sindirim sisteminde emilmeden engelleyebilir. Buna &#8220;peynir etkisi&#8221; denir.</p>
<p>Lif açısından zengin yiyecekler de benzer şekilde davranabilir. Çünkü bağırsaklarda süt ürünlerinin veya liflerin molekülleri, ilaç moleküllerine adeta &#8220;sarılır&#8221; ve onların kana geçmesini engeller.</p>
<p>&#8220;İlaç kana bile geçmez, çünkü bağırsaklarda süt ürünleri molekülleri ilaca bağlanır ve bağırsakta takılı kalır&#8221; diyor Chan.</p>
<p>Çözüm ise basit: Hastalar süt ürünlerini ilaçtan 2-4 saat önce ya da sonra tüketmeli.</p>
<p>Chan, &#8220;Süt ve peynirinizi yiyebilirsiniz, ama ilacı aynı anda almayın&#8221; diye uyarıyor.</p>
<p><b>Veri tabanı üzerinden çalışılıyor</b></p>
<p>Bütün bu etkileşimler korkutucu görünebilir. Ancak işin umut verici yönleri de var. Bazı araştırmacılar, yiyeceklerin ve içeceklerin ilaçlarla etkileşimini ilaç tedavisini daha etkili kılmak için kullanmaya çalışıyor.</p>
<p>Örneğin bazı onkologlar, yiyeceklerin kanser ilaçlarıyla etkileşimini inceleyerek tedaviyi daha güçlü hale getirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Boston&#8217;daki Harvard Tıp Fakültesi&#8217;nden hücre biyoloğu Lewis Cantley, hücre büyümesini düzenleyen ve bazı kanser ilaçlarını hedef aldığı bir yolun, düşük şekerli beslenme ile daha iyi tepki verdiğini keşfetti.</p>
<p>Cantley, &#8220;İnsanlar yüz binlerce yıl boyunca et ve çiğ sebzelerle beslendi; bunlar yemekten sonra kan şekerini hızla yükseltmez&#8221; diyor.</p>
<p>Ona göre, geçmişte kanserin daha az görülmesinin nedeni bu olabilir.</p>
<p>Son 50 yılda kanser vakalarının artışı ise hızlı karbonhidrat tüketimindeki büyük yükselişle bağlantılı olabilir.</p>
<p>2018&#8217;de yaptığı deneylerde Cantley, düşük karbonhidratlı, et ve sebze ağırlıklı ketojenik diyet uygulanan farelerde bazı kanser ilaçlarının daha etkili çalıştığını gözlemledi.</p>
<p>Cantley, Şimdi kendi şirketi olan Faeth Therapeutics aracılığıyla insanlarda küçük çaplı denemeler yapıyor.</p>
<p>New York&#8217;taki Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi&#8217;nde de benzer denemeler endometriyum kanseri olan kadınlarla sürüyor. Ama en büyük zorluk, yiyecek-ilaç etkileşimlerinin çok fazla olması.</p>
<p>Bu nedenle Milešević, bilgisayar biyologlarıyla birlikte tüm bu verileri bilimsel literatürden toplayarak düzenli bir veri tabanı oluşturdu.</p>
<p>Bu sayede klinik araştırmaları yürütenlerin etkileşimleri daha kolay takip edebilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Madrid&#8217;deki IMDEA Gıda Enstitüsü&#8217;nden hesaplamalı biyolog Enrique Carrillo de Santa Pau &#8220;Kolay olacağını sandık ama çok zordu, en baştan başlamak zorunda kaldık&#8221; diyor.</p>
<p>Sonunda milyonlarca etkileşimi derleyerek yeni bir platform kurmayı başardılar.</p>
<p>Karmaşık bir tablo söz konusu ve hala çözülmeye çalışılıyor. Ama gelecekte doktorların ilaç tedavisine uygun diyetler önerebilmesi mümkün olabilir.</p>
<p>Şimdilik ise Viagra ile nar suyundan uzak durmak en iyisi.</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor/">Yiyeceklerin ilaçlarla etkileşimleri hakkında neler biliniyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/yiyeceklerin-ilaclarla-etkilesimleri-hakkinda-neler-biliniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
