
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hastalıklar | Bella Türkiye</title>
	<atom:link href="https://www.bellaturkiye.com/tag/hastaliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bellaturkiye.com/tag/hastaliklar/</link>
	<description>Magazin, Kültür Sanat ve Televizyon</description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 Aug 2025 12:08:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2023/06/cropped-favicon-32x32.png</url>
	<title>Hastalıklar | Bella Türkiye</title>
	<link>https://www.bellaturkiye.com/tag/hastaliklar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Limondan 60 kat daha güçlü</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/limondan-60-kat-daha-guclu/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/limondan-60-kat-daha-guclu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 12:08:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kuşburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=54131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zengin içeriğiyle etkileyici bir besin kaynağı olan ve uzmanların "Limondan 60 kat daha güçlü" dediği kuşburnu, bağışıklık sistemini güçlendirir, eklem ağrılarını azaltır, kalp sağlığını destekler, sindirimi iyileştirir ve cilt sağlığını korur. Sayısız faydasıyla dikkat çeken kuşburnu bakın vücutta neleri değiştiriyor...</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/limondan-60-kat-daha-guclu/">Limondan 60 kat daha güçlü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zengin içeriğiyle etkileyici bir besin kaynağı olan ve uzmanların &#8220;Limondan 60 kat daha güçlü&#8221; dediği kuşburnu, bağışıklık sistemini güçlendirir, eklem ağrılarını azaltır, kalp sağlığını destekler, sindirimi iyileştirir ve cilt sağlığını korur. Sayısız faydasıyla dikkat çeken kuşburnu bakın vücutta neleri değiştiriyor&#8230;</p>
<p>Tazesiyle, kurusuyla, çayıyla ve hatta marmelatıyla her mevsimin sevilen lezzeti olan <strong>kuşburnu</strong>, sağlığa olan faydalarıyla eşsiz bir besin kaynağı.&nbsp;Portakalda bulunan C vitamininden 60 kat daha fazla C vitamini içeren ve Sivas&#8217;ın dağlarında bolca yetişen bu bitki, doğal bir şifa deposu. <em><strong><span>İşte, kuşburnunun faydaları&#8230;</span></strong></em></p>
<ul>
<li><strong><em>BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİRİCİ ETKİ</em></strong></li>
</ul>
<p>Besin değeri oldukça yüksek olan kuşburnu, zengin vitamin, mineral ve antioksidan içeriği sayesinde bağışıklık sisteminin en güçlü savaşçılarından biri olabilir.&nbsp;<strong>B1, B2 ve K vitamininin </strong>yanı sıra yüksek oranda<strong> C vitamini </strong>içeren kuşburnu,&nbsp;vücudun grip gibi hastalıklara karşı direncini artırır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/limondan-60-kat-daha-guclu-0-67NKXgR1.jpg"></p>
<p>Ayrıca&nbsp;bilinen en güçlü antioksidan kaynaklarından bir tanesi olan kuşburnu, vücudu serbest radikallerin zararlarından korur ve&nbsp;oksidatif stresi azaltır. Bu da&nbsp;oksidatif stresin rol oynadığı kanser, kardiyovasküler hastalıklar ve diğer bazı kronik hastalıklara karşı koruyucu etkiyi artırır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/limondan-60-kat-daha-guclu-1-weIw1xFx.jpg"></p>
<ul>
<li><em><strong>İLTİHAPLANMAYI AZALTIR</strong></em></li>
</ul>
<p>Zengin içeriğiyle adından söz ettiren kuşburnu, antioksidan ve C vitamini deposu olması sebebiyle vücutta oluşan iltihaplanmaların azalmasına da katkıda bulunur.&nbsp;Özellikle kronik iltihaplanmalardan şikayetçi olan kişiler, doktor kontrolünde kuşburnu tüketebilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/limondan-60-kat-daha-guclu-2-cpfdBh55.jpg"></p>
<ul>
<li><em><strong>KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDAN KORUR</strong></em></li>
</ul>
<p>Kuşburnu içerdiği antioksidanlar ve flavonoidler sayesinde damar sertliğini önlemeye ve kan dolaşımını iyileştirmeye yardımcı olarak kalp-damar hastalıklarına karşı koruma sağlar. Kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde azaltan kuşburnu, aynı zamanda düzenli tüketimde kan basıncını düşürme, kötü kolesterol olarak bilinen <strong>LDL </strong>seviyelerini azaltma gibi etkiler sunmaktadır. Kuşburnu, tansiyon düzenleme konusunda da aktif bir rol oynamaktadır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/limondan-60-kat-daha-guclu-3-BkzCjg2M.jpg"></p>
<ul>
<li><em><strong>SİNDİRİM SİSTEMİNİ İYİLEŞTİRİR</strong></em></li>
</ul>
<p>Kuşburnunun bir diğer özelliği ise bağırsak hareketlerini düzenleme konusunda sunduğu faydalar! Lif bakımından zengin olan bu bitki, bağırsak florasının sağlıklı kalmasına destek olur. Böylece düzenli tüketildiğinde&nbsp;kabızlık gibi sindirim sorunlarını hafifletir ve&nbsp;sindirim sisteminin sağlıklı işleyişine yardımcı olur.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/limondan-60-kat-daha-guclu-4-OyQ3dOhf.jpg"></p>
<p>Metabolizmayı hızlandırıcı etkisi de bulunan kuşburnu, toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar ve kilo vermeyi de kolaylaştırır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/limondan-60-kat-daha-guclu-5-jD6WMNVq.jpg"></p>
<ul>
<li><em><strong>EKLEM AĞRILARINI AZALTIR</strong></em></li>
</ul>
<p>Eklem iltihaplanmaları ve ağrılarını azaltmada önemli bir besin olan kuşburnu, anti-inflamatuar özellikleriyle&nbsp;hareket kabiliyetini artırarak günlük yaşam kalitesini yükseltebilir.&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/limondan-60-kat-daha-guclu-6-6mMnDlXj.jpg"></p>
<ul>
<li><em><strong>PARLAK VE SAĞLIKLI BİR CİLT İÇİN: KUŞBURNU</strong></em></li>
</ul>
<p>Kuşburnu, A ve C vitamini açısından oldukça zengindir. Söz konusu vitaminler, ciltteki kolajeni serbest radikal hasarına ve erken yaşlanmaya karşı korur. Bu da cilt elastikiyetini koruyarak kırışıklık oluşumunu geciktirir ve daha genç bir görünüm etkisi sağlar. Cilt bakımında uzmanlar, kuşburnu çekirdeği yağını sık sık önermektedir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/08/limondan-60-kat-daha-guclu-7-n2xYQ3re.jpg"></p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/limondan-60-kat-daha-guclu/">Limondan 60 kat daha güçlü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/limondan-60-kat-daha-guclu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşayan ilaçlar ve kişiye özel aşılar MIMIC 2025’te tanıtıldı</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/yasayan-ilaclar-ve-kisiye-ozel-asilar-mimic-2025te-tanitildi/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/yasayan-ilaclar-ve-kisiye-ozel-asilar-mimic-2025te-tanitildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 May 2025 13:08:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=50218</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağışıklık sistemi üzerine çalışan dünyaca ünlü bilim insanları, İstanbul’da düzenlenen 6. Uluslararası Moleküler İmmünoloji ve İmmünogenetik Kongresi’nde bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/yasayan-ilaclar-ve-kisiye-ozel-asilar-mimic-2025te-tanitildi/">Yaşayan ilaçlar ve kişiye özel aşılar MIMIC 2025’te tanıtıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk İmmünoloji Derneği ve Acıbadem Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen 6. Uluslararası Moleküler İmmünoloji ve İmmünogenetik Kongresi’nde (Molecular Immunology and Immunogenetics Congress, MIMIC); bağışıklık sistemi üzerine çalışan dünyaca ünlü bilim insanları İstanbul’da bir araya geldi.</p>
<p>Amerika’dan Japonya’ya uzanan 8 farklı ülkeden 320 bilim insanının katılımıyla düzenlenen kongrede, Karolinska Enstitüsü, MD Anderson Kanser Merkezi, BioNtech gibi önde gelen kurumların yanı sıra saygın üniversiteler ve araştırma enstitülerinden çok sayıda Türk ve yabancı akademisyen güncel çalışmaları ile etkinlikte son derece heyecan verici sunumlar gerçekleştirdi.</p>
<p>Kongre, ulusal ve uluslararası alanda immünoloji biliminin en güncel gelişmelerini masaya yatırırken; temel bilimden klinik uygulamalara, kanser aşıları ve yeni nesil tedavilerden bağışıklık sistemi aracılı çeşitli hastalıklara kadar geniş bir yelpazede oturumlara ev sahipliği yaptı. MIMIC’te enfeksiyonlar, kanser ve çeşitli otoimmün hastalıkların immünolojik mekanizmaları münazara edilirken aynı zamanda son yıllarda bağışıklık sistemine dayalı yenilikçi tedavilerin giderek ön plana çıktığı vurgulandı. Biyolojik ilaçlardan hücresel tedavilere uzanan pek çok yeniliğin münazara edildiği etkinlikte, ilaç ve tıbbi teknoloji firmaları ise dört ayrı uydu sempozyumda sektördeki son gelişmeleri katılımcılarla buluşturdu. 29 Nisan Dünya İmmünoloji Günü’nün kutlandığı kongrede ayrıca ülkemizde halen önemli bir sağlık sorunu olan &#8220;Primer İmmün Yetersizlikler&#8221; ile ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla Balon Uçurma Etkinliği düzenlendi. Gökyüzüne ulaşan her bir balonun etkin tedaviye ulaşabilen bir hastayı temsil ettiği bu etkinlikte erken tanının önemine de dikkat çekildi.</p>
<p><b>KANSERLE SAVAŞTA YENİ UMUT NK HÜCRELERİ</b></p>
<p>Yürütülen çalışmalar, bağışıklık sisteminin doğal öldürücü hücreler olarak bilinen NK (Natural Killer) hücrelerinin, kanser immünoterapisinde devrim oluşturabileceğini ortaya koyuyor. Araştırmalar, bu hücrelerin sadece hastalıklı hücreleri hedef alarak sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserle etkili bir biçimde savaşabildiğini gösteriyor. Kongre Başkanı Öğretim Üyesi Dr. Tolga Sütlü yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;CAR-T ve NK hücreleriyle lösemi, lenfoma ve melanom gibi kanser türlerine yönelik umut vadeden sonuçlarımızı paylaştık. Bağışıklık sistemini kanserle savaşta daha etkin hale getirmek için çalışıyoruz. NK hücreleri, sağlıksız gördükleri hücreleri öldürme kapasitesine sahip, sağlıklı hücrelere ise dokunmuyorlar. Bu açıdan tedavide kullanılmasının da daha güvenli olacağı düşünülüyor. Daha hızlı, daha etkin ve daha az yan etkili tedaviler üzerinde çalışıyoruz&#8221; dedi. NK hücrelerinin çeşitli kaynaklardan elde edilebildiğini de belirten Dr. Sütlü, &#8220;Bu hücreleri kandan ayrıştırarak ya da kordon kanından kök hücreleri alıp NK hücresine dönüştürerek kullanabiliyoruz&#8221; şeklinde konuştu. Geliştirilen yeni yaklaşımın &#8220;yaşayan ilaç&#8221; konseptiyle örtüştüğünü vurgulayan Dr. Sütlü, &#8220;Bağışıklık sistemi zayıfladığında kanserle savaş kaybediliyor. Biz ise vücutta sürekli kalacak, hiç ölmeyecek, kanserle savaşmaya devam edecek hücreler geliştiriyoruz&#8221; dedi. Araştırmalar halen deneme aşamasında olsa da gelecek umut veriyor. &#8220;Şu anda CAR-T hücreleriyle tedavi olmuş ve onlarca yıldır kanseri nüksetmemiş hastalar var. Aynı başarıyı NK hücreleriyle de yakalayacağımıza inanıyoruz&#8221;</p>
<p><b>KANSER AŞILARI VE YENİ NESİL İMMÜNOTERAPİLER</b></p>
<p>Johannes Gutenberg Üniversitesi ve BioNTech bilim insanlarından Dr. Mustafa Diken, mRNA teknolojisiyle kanser aşıları geliştirdiklerinden, kanser immünoterapilerinde de önemli başarılar elde ettiklerinden söz etti. Özellikle COVID-19 aşısıyla tanınan mRNA teknolojisinin artık kanser ve otoimmün hastalıkların tedavisinde de umut vadettiğine dikkat çeken Dr. Mustafa Diken, &#8220;Yaptığımız çalışmalarda mRNA aşılarının özellikle akciğer, karaciğer ve lenflerdeki tümörleri küçülttüğünü gördük. Hatta metastaz yapmış kanserlerde metastazların da küçüldüğü, aşının etkili olduğu görüldü. Pankreas kanseri üzerinde de aşı çalışmalarımız sürüyor. Ameliyat olmuş vakalarda bir de aşı uygulandığında iyileşme oranlarının daha da arttığını tespit ettik. Kanserde artık kişiye özel tedaviler ön planda. Aşı ve immünoterapiler de hedefe yönelik, akıllı tedaviler oldukları için çok daha etkili tedavi yöntemleri&#8221; diyerek yakın bir gelecekte kanser aşılarının da tedavide yerini alacağını vurguladı.</p>
<p><b><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/05/yasayan-ilaclar-ve-kisiye-ozel-asilar-mimic-2025te-tanitildi-0-iAPVcG2L.jpeg"/> </p>
<p>&#8220;AŞI KARŞITLIĞININ HİÇBİR BİLİMSELLİĞİ YOK&#8221;</b></p>
<p>MIMIC toplantısında, toplum sağlığı açısından aşılamanın önemine değinilerek, özellikle ülkemizde ve birçok başka ülkede yanlış bilgilendirme nedeniyle ortaya çıkan aşı karşıtlığının, kolayca önlenebilecek hastalıkların yeniden salgın hale gelmesine yol açtığı ve aşı programlarının aksaması sonucu kızamık ile menenjit gibi önlenebilir bulaşıcı hastalıklar nedeniyle pek çok ülkede yeniden ölümlerin görülmeye başladığı vurgulandı. Enfeksiyonlar ve aşı alanındaki güncel bilimsel gelişmeleri paylaşan Avrupa İmmünoloji Dernekleri Federasyonu (EFIS) Başkanı Prof. Dr. Bojan Polic, aşı karşıtlığının hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını vurgulayarak, &#8220;Aşıların otizm veya kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtıklarını kanıtlayan dünya çapında hiçbir bilimsel çalışma yok. Aşı karşıtlığı sadece toplum sağlığını değil, bireylerin yaşamını da riske atıyor. Aşıyla bir hastalığı önlemek, tedavi etmekten çok daha kolay ve ekonomik&#8221; diye konuştu. </p>
<p>Aşıların toplum sağlığına etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Polic, &#8220;Aşılar sayesinde çiçek hastalığı yok oldu. Kızamık, çocuk felci, verem gibi ölümcül hastalıklar artık neredeyse hiç görülmüyor. Aşılar, bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşmasını önleyerek salgın riskini azaltıyor. Her zaman yüzde 100 koruma sağlamasa da hastalığın ağır geçmesini ve hayati riski önlüyor&#8221; dedi. Prof. Dr. Polic, COVID-19 pandemisi sürecinde mRNA teknolojisinin hızla geliştiğini ve bu sayede artık yalnızca bulaşıcı hastalıklar değil, kanser ve otoimmün hastalıklar için de aşı geliştirme çalışmalarının hız kazandığını belirtti. Prof. Dr. Bojan Polic, &#8220;Aşılarda çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Yan etkileri çok az ve kontrol edilebilir aşılar var artık. mRNA aşıları sayesinde pek çok hastalığa karşı aşı geliştirilebilir. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde yalnızca bakterileri, virüsleri değil, kanseri önlemeye ve tedavi etmeye yönelik aşılar da hayatımıza girecek&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/05/yasayan-ilaclar-ve-kisiye-ozel-asilar-mimic-2025te-tanitildi-1-pDKRQBYE.jpg"/> </p>
<p>Prof. Dr. Bojan Polic, bağışıklık sistemini hedef alan yeni tedavilerin birçok hastalıkta umut vadettiğini de belirtti: &#8220;Yeni antikorlar, CAR-T ve NK hücre tedavileri ve hücresel vezikül çalışmaları sayesinde artık kanser, ankilozan spondilit gibi iltihabi ve otoimmün hastalıklar daha etkili biçimde kontrol altına alınabiliyor. Yeni genetik ve moleküler testlerle pek çok hastalığın mekanizmasını daha iyi anlıyor ve akıllı tedaviler sayesinde de kişiye özel çözümler geliştirebiliyoruz. 6. MIMIC’te de bu gibi pek çok yenilik paylaşıldı. Bilimsel açıdan çok yüksek kalitede bir kongreydi. Çok önemli konuşmacılar, çok sayıda genç bilim insanı vardı. Türkiye’de İmmünoloji camiasının doğru yolda ilerlediğini ve giderek geliştiğini gösteriyor bu. Gördüklerimden, özellikle de gençlerden çok etkilendim&#8221;</p>
<p><b>&#8220;Bağışıklık sistemi, beyin sağlığıyla derinden ilişkili&#8221;</b></p>
<p>Çevresel faktörlerin bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri, otoimmün hastalıklar ve bu alandaki yeni tedavi yöntemlerine ilişkin bilimsel gelişmeleri değerlendiren Türk İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Arzu Aral, bağışıklık sistemi ile sinir sistemi arasındaki bağlantılara dikkat çekti. Laboratuvar ortamında elde edilen keşiflerin hastalara yönelik tedavilere dönüştürülmesini amaçlayan translasyonel araştırmaların önemini vurgulayan Prof. Dr. Aral, &#8220;Özellikle son yıllarda, Alzheimer ya da Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarla bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi inceleyen ve bu bilgiyi yeni tedavi yaklaşımlarına dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalar hız kazandı&#8221; dedi.</p>
<p>Alzheimer hastalığına karşı geliştirilen bazı monoklonal antikor tedavilerinin çeşitli ülkelerde onay aldığını hatırlatan Prof. Dr. Arzu Aral, &#8220;Bu tedaviler, beyindeki amiloid plak birikimini azaltmada belirgin etkiye sahip olsa da, klinik faydaları ve güvenlik profilleri açısından henüz tartışmalar sürdüğünden Avrupa’da kullanım alanları şimdilik sınırlı&#8221; dedi. Benzer şekilde CAR-NK gibi hücresel tedavilerin nörolojik hastalıklarda da kullanımına ilişkin preklinik ve erken aşama klinik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Aral, hastalıkların moleküler ve immünolojik mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasının önemine dikkat çekerek, &#8220;Elde ettiğimiz bilgiler yalnızca hastalığın seyrini anlamamıza değil, aynı zamanda yeni geliştirilen tedavi yaklaşımlarının güvenliğini erken dönemde değerlendirmemize de imkan tanıyor. Bu da yakın dönemde bu hastalıkları ortadan kaldırmaya yönelik bağışıklık sistemi temelli tedavilerin daha güvenli ve ulaşılabilir olmasına dair umut verici&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/yasayan-ilaclar-ve-kisiye-ozel-asilar-mimic-2025te-tanitildi/">Yaşayan ilaçlar ve kişiye özel aşılar MIMIC 2025’te tanıtıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/yasayan-ilaclar-ve-kisiye-ozel-asilar-mimic-2025te-tanitildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşırı terleyenler dikkat! Sağlığınızdan olmayın</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/asiri-terleyenler-dikkat-sagliginizdan-olmayin/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/asiri-terleyenler-dikkat-sagliginizdan-olmayin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2025 17:47:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜZELLİK]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı terleme]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ter]]></category>
		<category><![CDATA[terleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=47838</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gün içinde aşırı terleme sorunu yaşıyor ve sürekli ıslak kıyafetlerle dolaşmaktan bıktınız mı? Normalden fazla terlemek ciddi bir sağlık sorunu olabilir mi? Peki, aşırı terlemeyi doğal yollarla nasıl kontrol altına alabilirsiniz? İşte aşırı terleme nedenleri, etkili çözümler ve bilimsel önerilerle tam rehber!</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/asiri-terleyenler-dikkat-sagliginizdan-olmayin/">Aşırı terleyenler dikkat! Sağlığınızdan olmayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure>  </figure>
<div>
<div>
<div>
<div>
<p>Terleme, vücudun ısı dengesini sağlamak ve toksinleri atmak için yaptığı doğal bir süreçtir. Ancak bazı insanlar için terleme normalden çok daha fazla ve kontrolsüz şekilde gerçekleşebilir. Bu duruma hiperhidroz adı verilir. Aşırı terleme, kişinin sosyal hayatını olumsuz etkileyebilir, günlük yaşamını zorlaştırabilir ve hatta özgüven kaybına neden olabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/03/asiri-terleyenler-dikkat-sagliginizdan-olmayin-0-t6RnPUzB.jpg"></p>
<p>Peki, aşırı terlemenin altında yatan nedenler nelerdir ve bu sorunu nasıl kontrol altına alabilirsiniz?</p>
</p>
<p><strong>Aşırı Terleme Neden Olur?</strong></p>
<p>Aşırı terlemenin birçok farklı sebebi olabilir. Temel olarak iki ana kategoriye ayrılır:</p>
<p><strong>1. Birincil (Primer) Hiperhidroz: Nedeni Belli Olmayan Aşırı Terleme</strong></p>
<p><strong>Genetik faktörler:</strong> Ailede hiperhidroz öyküsü varsa, kişinin de aşırı terleme yaşama ihtimali daha yüksektir.<br /><strong>Aşırı aktif ter bezleri:</strong> Vücut herhangi bir nedeni olmaksızın normalden fazla ter üretir. Genellikle avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı ve yüz bölgesinde görülür.<br /><strong>Stres ve kaygı:</strong> Heyecan, gerginlik veya stres anlarında aşırı terleme ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>2. İkincil (Sekonder) Hiperhidroz: Altta Yatan Hastalıklara Bağlı Terleme</strong></p>
<p>Bazı sağlık sorunları aşırı terlemeye yol açabilir. Bunlar arasında:<br /><strong>Hormonal değişimler:</strong> Hamilelik, menopoz veya tiroid bezinin aşırı çalışması (hipertiroidi) terlemeyi artırabilir.<br /><strong>Diyabet:</strong> Kan şekeri dalgalanmaları terlemeye neden olabilir.<br /><strong>Obezite:</strong> Fazla kilo vücudun daha fazla ısı üretmesine ve dolayısıyla daha fazla terlemesine yol açabilir.<br /><strong>Bazı ilaçlar:</strong> Antidepresanlar, ağrı kesiciler veya tansiyon ilaçları yan etki olarak aşırı terlemeye sebep olabilir.<br /><strong>Enfeksiyonlar:</strong> Tüberküloz veya bazı viral hastalıklar aşırı terlemeye yol açabilir.<br /><strong>Sinir sistemi hastalıkları:</strong> Parkinson gibi nörolojik hastalıklar da aşırı terlemeye sebep olabilir.</p>
<p>Eğer aşırı terleme aniden başlamışsa ve altta yatan bir hastalıktan şüpheleniliyorsa, mutlaka bir doktora danışılmalıdır.</p>
<p><strong>Aşırı Terleme Nasıl Önlenir? Etkili ve Doğal Çözümler</strong></p>
<p>Aşırı terlemeyi önlemek ve kontrol altına almak için birçok etkili yöntem bulunmaktadır. Hem doğal hem de medikal çözümleri şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<p><strong>1. Doğal ve Günlük Çözümler</strong></p>
<p>Pamuklu ve nefes alan kıyafetler tercih edin. Sentetik kumaşlar cildi havasız bırakarak terlemeyi artırabilir.<br />Bol su için. Vücudu serin tutmak için günlük en az 2-2.5 litre su tüketin.<br />Baharatlı ve kafeinli yiyeceklerden kaçının. Kahve, çay, acı biber gibi besinler ter bezlerini uyarır.<br />Kişisel hijyeninize dikkat edin. Günlük duş almak ve antibakteriyel sabunlar kullanmak kötü kokuları önler.<br />Doğal ter önleyiciler kullanın. Limon suyu veya elma sirkesi, terlemeyi azaltmaya yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>2. Medikal Çözümler ve Profesyonel Yöntemler</strong></p>
<p>Güçlü antiperspirantlar kullanın. Alüminyum klorür içeren ter önleyici deodorantlar aşırı terlemeyi azaltabilir.<br />Botoks tedavisi. Özellikle koltuk altı, avuç içi ve ayaklarda terlemeyi geçici olarak engeller.<br />İyontoforez tedavisi. Avuç içi ve ayaklarda uygulanan düşük voltajlı elektrik akımı ile ter bezleri baskılanabilir.<br />Cerrahi yöntemler. Son çare olarak, terlemeye neden olan sinirlerin kesilmesi veya ter bezlerinin çıkarılması için cerrahi operasyon yapılabilir.</p>
<p><strong>Aşırı Terleme Hangi Durumlarda Ciddi Bir Sorun Olabilir?</strong></p>
<p>Aşırı terleme aniden ortaya çıkmışsa, gece terlemeleriyle birlikteyse veya günlük hayatı ciddi şekilde etkiliyorsa doktora başvurulması önemlidir. Şu belirtiler eşlik ediyorsa dikkat edilmelidir:</p>
<ol>
<li>Gece boyunca aşırı terleme ve çamaşır değiştirme ihtiyacı</li>
<li>Ani kilo kaybı ve sürekli yorgunluk hissi</li>
<li>El, ayak veya yüz bölgesinde uyuşma hissi</li>
<li>Baş dönmesi ve mide bulantısı ile birlikte gelen terleme</li>
</ol>
<p>Bu tür durumlar ciddi hastalıkların belirtisi olabilir ve mutlaka doktor kontrolü gerektirir.</p>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/asiri-terleyenler-dikkat-sagliginizdan-olmayin/">Aşırı terleyenler dikkat! Sağlığınızdan olmayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/asiri-terleyenler-dikkat-sagliginizdan-olmayin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hasta olmamanıza rağmen öksürüyorsanız&#8230;</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/hasta-olmamaniza-ragmen-oksuruyorsaniz/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/hasta-olmamaniza-ragmen-oksuruyorsaniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 12:20:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[Sinir]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=46370</guid>

					<description><![CDATA[<p>COVID veya RSV gibi hastalıklardan sonra, vücudumuz hastalığı geride bırakmış olsa da öksürük bazen haftalarca sürebiliyor. Peki, sebebi ne?</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/hasta-olmamaniza-ragmen-oksuruyorsaniz/">Hasta olmamanıza rağmen öksürüyorsanız&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure>  </figure>
<p>Son zamanlarda grip, COVID veya RSV gibi solunum yolu hastalıkları geçirdiyseniz ama hala öksürüğünüz devam ediyorsa yalnız değilsiniz. Bu durum, virüsleri atlattıktan sonra da yaygın olarak görülüyor.</p>
<p>Teksas Üniversitesi&#8217;nden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Michael Shiloh, öksürük şikayetiyle gelen birçok hastanın, hastalıklarının üzerinden yaklaşık sekiz hafta geçtiğini belirtiyor. Artık virüs vücutta tespit edilemese de, bu kişiler hala öksürmeye devam ediyor. </p>
<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre, solunum yolu enfeksiyonları yaygın ve ciddi vakalar artmakta. Grip, RSV ve COVID kaynaklı hastalıklar nedeniyle acil servislere başvurular yükseliyor. Çoğu insan hastalığı birkaç hafta içinde atlatabiliyor, fakat bazı belirtiler daha uzun süre devam edebiliyor.</p>
</p>
<p>Bilim insanları, sağlıklı bireylerin neden uzun süre öksürük yaşadığını tam olarak anlamış değil. Ancak yapılan araştırmalar, viral enfeksiyonların hava yolu sinirleriyle etkileşime girerek bu duruma yol açabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Öksürük, solunum yollarımızı koruyan ve temiz tutan önemli bir reflekstir. Göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Lorcan McGarvey, bu refleksin genellikle zararlı maddelere karşı devreye girdiğini söylüyor.</p>
<p>Sinir uçları, soğuk hava veya acı maddelere karşı duyarlıdır ve bu uyarıcılar öksürme refleksini tetikler. Öksürük, bu sinirlerin beyne gönderdiği sinyallerle başlar ve beyin bu sinyalleri alarak öksürme ihtiyacı olup olmadığına karar verir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/02/hasta-olmamaniza-ragmen-oksuruyorsaniz-0-zYULOFDD.jpg"></p>
<p>Ancak hastalık sonrası öksürüğün neden sürdüğü tam olarak açıklığa kavuşturulabilmiş değil. Öksürük, genellikle boğazdaki mukusları temizlemek için devreye girse de, bazı viral enfeksiyonlar kuru öksürüğe yol açar, yani balgam üretmez. Araştırmalar, enfeksiyonların sinirleri aşırı hassas hale getirdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Bir teoriye göre, sinirlerin aşırı duyarlı olması öksürüğün devam etmesine neden oluyor. Dr. McGarvey, normalde zararsız olan bir durumu, örneğin derin nefes almak ya da gülmek gibi basit eylemleri bile, öksürük krizine yol açabilecek bir uyarıcıya dönüştürebileceğini belirtiyor.</p>
<p>1990&#8217;lı yıllarda yapılan bir araştırmada, grip benzeri bir virüsle enfekte olan kobayların sinirlerinin daha hassas olduğu gözlemlendi. Benzer şekilde, insanlarda da bu tür aşırı duyarlılık bulunuyor. Günümüzde yapılan çalışmalar, bu hassasiyetin özellikle hava yolu sinirlerindeki bazı reseptörlerle ilgili olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Hastalık sonrası öksürük genellikle iki ila üç hafta içinde geçer. Ancak öksürüğünüz sekiz haftadan uzun sürüyorsa, bir doktora başvurmanız tavsiye edilir.</p>
<p>Ayrıca ateş, nefes darlığı, kanlı balgam veya kilo kaybı gibi belirtilerle karşılaşırsanız, erken tıbbi müdahale gerekebilir. Kronik öksürük üzerine çalışan uzmanlar, öksürüğün sekiz hafta ve daha uzun sürmesinin artık tedavi gerektiren bir durum olduğunu söylüyor. </p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/hasta-olmamaniza-ragmen-oksuruyorsaniz/">Hasta olmamanıza rağmen öksürüyorsanız&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/hasta-olmamaniza-ragmen-oksuruyorsaniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Topuk kanı zorunlu mu, gereksiz mi?</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/topuk-kani-zorunlu-mu-gereksiz-mi/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/topuk-kani-zorunlu-mu-gereksiz-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Feb 2025 13:35:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Topuk Kanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=45036</guid>

					<description><![CDATA[<p>Topuk kanı alınması hakkında bilinmesi gerekenler...</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/topuk-kani-zorunlu-mu-gereksiz-mi/">Topuk kanı zorunlu mu, gereksiz mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure>  </figure>
<p>Adana’da yaşanan bir olay, Türkiye’deki sağlık uygulamalarına dair önemli bir tartışma başlattı. 2,5 aylık bir bebeğin ailesi, topuk kanı aldırmayı reddettiği için hakkında dava açılan bir aile, mahkeme kararıyla evladına kayyum atanmasını şaşkınlıkla karşıladı. Baba, “Benim evladım belediye mi ki kayyum atandı?” diyerek bu duruma itiraz etti.</p>
<p>Peki, topuk kanı almak gerçekten zorunlu mu, yoksa ailelerin özgürlüğüne müdahale mi ediliyor?</p>
<p><strong>Topuk kanı nedir ve neden alınır?</strong></p>
</p>
<p>Topuk kanı, yenidoğan bebeklerden alınan bir kan örneğidir ve genellikle bebeğin topuk kısmından alınır. Bu testin temel amacı, bebeklerde genetik ve metabolik hastalıkları erken dönemde tespit etmektir.</p>
<p>Erken teşhis, hastalıkların seyrini kontrol altına almayı ve etkilerini en aza indirmeyi sağlar. Örneğin, fenilketonüri gibi hastalıklar tedavi edilmediği takdirde bebeklerin zihinsel gelişimini olumsuz etkileyebilir.</p>
<p><strong>Türkiye’de uygulama nasıl?</strong></p>
<p>Türkiye’de topuk kanı almak, 1987 yılından beri süregelen bir uygulamadır ve 2006 yılı itibarıyla Ulusal Yenidoğan Tarama Programı’na dönüştürülmüştür.</p>
<p>Bu program, yenidoğan bebekler için zorunlu hale gelmiştir. Yani her bebek, doğumdan sonra bu testten geçirilir. Amaç, ciddi hastalıkların erken tespiti ve tedavi sürecine geçilmesidir.</p>
<p><strong>Topuk kanı alınmazsa ne olur?</strong></p>
<p>Eğer bebekten topuk kanı alınmazsa, bazı hastalıklar erken dönemde fark edilmeyebilir. Bu da tedaviye geç başlanmasına, hastalıkların ilerlemesine ve tedavi sürecinin zorlaşmasına yol açabilir. Her bebek için kritik önemde olan bu test, ileride sağlık sorunlarının önüne geçmek adına büyük önem taşır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2025/02/topuk-kani-zorunlu-mu-gereksiz-mi-0-EwtvXxXV.jpg"></p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/topuk-kani-zorunlu-mu-gereksiz-mi/">Topuk kanı zorunlu mu, gereksiz mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/topuk-kani-zorunlu-mu-gereksiz-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğanın antibiyotik etkili mucize gıdası</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Oct 2024 11:26:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akut iltihaplanma]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[doğal yöntemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[iltihaplanma]]></category>
		<category><![CDATA[karabiber]]></category>
		<category><![CDATA[kronik iltihaplanma]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tarçın]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil çay]]></category>
		<category><![CDATA[Zencefil]]></category>
		<category><![CDATA[Zerdeçal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=30734</guid>

					<description><![CDATA[<p>İltihaplanma nedir? Nedenleri nelerdir? Doğal azaltma yöntemleriyle iltihaplanmayı nasıl kontrol altına alabilirsiniz? Bu makalede iltihaplanmanın temel bilgilerini ve sağlıklı yaşam ipuçlarını keşfedin.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi/">Doğanın antibiyotik etkili mucize gıdası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>İltihaplanma Nedir?</h2>
<p>Vücut, gerektiğinde kendini onarmak ve korumak için iltihabı doğal bir savunma mekanizması olarak kullanır. Ancak, kalıcı iltihaplanma, birçok tıbbi soruna neden olabilir. Bu durum, sürekli yorgunluktan kalp hastalığı gibi daha ciddi sağlık sorunlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-1-8McTtJVY.jpg" alt="İltihaplanma: Nedir, Nedenleri ve Doğal Azaltma Yöntemleri" /></p>
<p><strong>İltihaplanma</strong>, vücudun enfeksiyonlar, yaralanmalar veya zararlı toksinler gibi potansiyel olarak tehlikeli uyaranlara karşı geliştirdiği bir tepkidir. Bu süreç, bağışıklık sisteminin bu zararlı maddelerle savaşma ve hasar görmüş dokuları onarma çabasının bir parçasıdır. İltihaplanmanın iki ana türü bulunmaktadır:</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-2-QCigArNc.jpg" alt="İltihaplanma: Nedir, Nedenleri ve Doğal Azaltma Yöntemleri" /></p>
<ul>
<li><strong>Akut İltihaplanma:</strong> Vücudun yaralanmaları veya enfeksiyonları hızlı bir şekilde iyileştirmesine yardımcı olan kısa süreli bir tepkidir.</li>
<li><strong>Kronik İltihaplanma:</strong> Bu tür iltihaplanma, vücudun iltihaplı tepkisinin yaralanma veya enfeksiyon sona erdikten sonra bile devam etmesiyle ortaya çıkar. Aylarca hatta yıllarca sürebilir ve dokulara ve organlara zarar verebilir.</li>
</ul>
<h2>Kronik İltihaplanma Vücut Üzerinde Nasıl Etki Eder?</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-3-H5X5Cxbm.jpg" alt="Kronik İltihaplanma Vücut Üzerinde Nasıl Etki Eder?" /></p>
<p>Akut iltihaplanma vücudun iyileşme sürecine yardımcı olurken, kronik iltihaplanma zararlı etkiler yaratabilir. Bu tür iltihaplanma, aşağıdaki gibi çeşitli hastalıkların gelişiminde rol oynayabilir:</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-4-OXkc1SLI.jpg" alt="İltihaplanma: Nedir, Nedenleri ve Doğal Azaltma Yöntemleri" /></p>
<ul>
<li><strong>Kalp Hastalığı:</strong> Kronik iltihap, atardamarlarda plak oluşumuna katkıda bulunarak kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde artırabilir.</li>
<li><strong>Diyabet:</strong> İltihap, insülinin kan şekerini yönetmedeki etkinliğini etkileyerek tip 2 diyabetin gelişmesine yol açabilir.</li>
<li><strong>Artrit:</strong> Eklemlerde devam eden iltihap, artritin karakteristik özelliği olan şişlik ve sertlikten sorumlu olabilir.</li>
<li><strong>Sindirim Bozuklukları:</strong> Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi durumlar, genellikle gastrointestinal sistemdeki kronik iltihapla ilişkilidir.</li>
<li><strong>Kanser:</strong> Kalıcı iltihap, uzun vadeli DNA hasarına yol açarak çeşitli kanser türlerinin gelişimine katkıda bulunabilir.</li>
</ul>
<h2>Yaygın İltihaplanma Nedenleri</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-5-NMqzMKlz.jpg" alt="Yaygın İltihaplanma Nedenleri" /></p>
<p>İltihap, aşağıdaki gibi çeşitli faktörler tarafından tetiklenebilir:</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-6-3SC1twBJ.jpg" alt="İltihaplanma: Nedir, Nedenleri ve Doğal Azaltma Yöntemleri" /></p>
<ul>
<li><strong>Sağlıksız Beslenme:</strong> Yapay katkı maddeleri, işlenmiş yağlar ve şeker açısından zengin gıdalar, iltihap seviyelerini artırabilir.</li>
<li><strong>Egzersiz Eksikliği:</strong> Hareketsiz bir yaşam tarzı, iltihap seviyelerini yükseltebilirken, düzenli fiziksel aktivite vücudun bağışıklık tepkisini dengeler ve iltihabı azaltabilir.</li>
<li><strong>Stres:</strong> Sürekli stres, kortizol seviyelerini artırarak vücutta iltihaplanmaya yol açabilir.</li>
<li><strong>Çevresel Toksinler:</strong> Kimyasallar, sigara dumanı veya kirlilik gibi zararlı maddelere maruz kalma, iltihaplı tepkileri tetikleyebilir.</li>
</ul>
<h2>Vücutta İltihabı Azaltan Doğal Yöntemler</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-7-EVw2xiy8.jpg" alt="Vücutta İltihabı Azaltan Doğal Yöntemler" /></p>
<p>Güçlü iltihap önleyici özelliklere sahip birkaç doğal besin bulunmaktadır. Bu besinleri diyetimize eklemek, iltihapla başa çıkmamıza ve genel sağlığımızı iyileştirmemize yardımcı olabilir:</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-8-MDRElY4U.jpg" alt="İltihaplanma: Nedir, Nedenleri ve Doğal Azaltma Yöntemleri" /></p>
<ul>
<li><strong>Zerdeçal:</strong> İçeriğindeki kurkumin nedeniyle öne çıkan zerdeçal, güçlü bir iltihap önleyici maddedir. İltihabı moleküler düzeyde azaltarak etkili olur ve genellikle artrit veya eklem ağrısı çekenlere önerilir.</li>
<li><strong>Zencefil:</strong> Zencefil, güçlü anti-inflamatuar ve antioksidan özellikler sunan gingerol adlı bileşiği içerir. Bu nedenle, iltihapla mücadele etmek ve genel sağlığı desteklemek için sıkça kullanılır.</li>
<li><strong>Tarçın:</strong> Tarçın, iltihabı azaltma özellikleri ile tanınır. Özellikle kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olabilir ve kalp hastalığı riskini azaltabilir.</li>
<li><strong>Yeşil Çay:</strong> Kateşinler gibi antioksidanlar açısından zengin olan yeşil çay, anti-inflamatuar faydalarıyla bilinir. Düzenli tüketiminin iltihabı azaltma ve kronik hastalık riskini düşürme ile bağlantılı olduğu gösterilmiştir.</li>
<li><strong>Karabiber:</strong> Karabiberde bulunan piperin bileşiği, güçlü anti-inflamatuar etkileriyle dikkat çeker. Zerdeçal ile bir araya geldiğinde, kurkuminin emilimini artırarak sağlık yararlarını güçlendirir.</li>
</ul>
<p><strong>Önemli:</strong> Bu doğal yöntemler, vücudunuzdaki iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak, herhangi bir sağlık problemi yaşamamak için bu yöntemleri denemeden önce bir uzmana danışmanız önemlidir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-9-Zpr9YjlX.jpg" alt="İltihaplanma: Nedir, Nedenleri ve Doğal Azaltma Yöntemleri" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/10/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi-10-hI6791ZH.jpg" alt="İltihaplanma: Nedir, Nedenleri ve Doğal Azaltma Yöntemleri" /></p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi/">Doğanın antibiyotik etkili mucize gıdası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/doganin-antibiyotik-etkili-mucize-gidasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kan grubunuza göre hangi hastalıklara daha yatkınsınız?</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/kan-grubunuza-gore-hangi-hastaliklara-daha-yatkinsiniz/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/kan-grubunuza-gore-hangi-hastaliklara-daha-yatkinsiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Sep 2024 11:45:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[0 kan grubu]]></category>
		<category><![CDATA[A kan grubu]]></category>
		<category><![CDATA[AB kan grubu]]></category>
		<category><![CDATA[B kan grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=28105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kan gruplarının insan sağlığı üzerindeki etkilerini keşfedin. Hangi kan grubunun hangi sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu öğrenin ve sağlıklı yaşam için önemli bilgileri edinin.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/kan-grubunuza-gore-hangi-hastaliklara-daha-yatkinsiniz/">Kan grubunuza göre hangi hastalıklara daha yatkınsınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kan grubumuz (A, B, AB, 0), antijen ve antikor kombinasyonlarımızın bir yansımasıdır ve genetik yapımızın önemli bir parçasını oluşturur. Bu farklılıklar, bağışıklık sistemimizin işleyişini ve bazı hastalıklara karşı duyarlılığımızı etkileyebilir. Kan gruplarının (A, B, AB, 0) genetik çeşitliliği, bireylerin belirli hastalıklara karşı dirençli olmalarını ya da daha yatkın hale gelmelerini etkileyebilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/09/kan-grubunuza-gore-hangi-hastaliklara-daha-yatkinsiniz-0-WMMJh5BK.jpg" alt="Kan Grupları ve Sağlık Üzerindeki Etkileri" /></p>
<p>Ancak, hangi kan grubunun kesin olarak &#8216;sağlıklı&#8217; veya &#8216;hastalıklı&#8217; olduğunu belirlemek oldukça zordur. Yine de, bazı kan gruplarının belirli hastalık risklerini azaltabileceğine dair önemli bulgular mevcuttur.</p>
<p><strong>Hangi Kan Grupları Daha Az Hastalanıyor?</strong></p>
<ul>
<li><b>0 Kan Grubu:</b> Araştırmalar, 0 kan grubunun enfeksiyon hastalıklarına karşı daha dirençli olabileceğini göstermektedir. Örneğin, 0 kan grubundaki bireylerin sıtma gibi hastalıklara daha az yakalandığı bilinmektedir. COVID-19 pandemisi sürecinde de 0 kan grubuna sahip kişilerin virüsten daha az etkilendiği yönünde bulgular ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, bu grubun kalp hastalıkları ve mide ülseri gibi bazı rahatsızlıklara karşı daha duyarlı olabileceği unutulmamalıdır.</li>
<li><b>A Kan Grubu:</b> A kan grubundakilerin bazı viral enfeksiyonlara karşı daha savunmasız olduğu düşünülmektedir. Özellikle 2020&#8217;de gerçekleştirilen araştırmalar, A kan grubunun COVID-19’a yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bu durum her birey için geçerli olmayabilir.</li>
<li><b>AB Kan Grubu:</b> AB kan grubu, en nadir görülen grup olup, belirli hastalıklara karşı özel bir yatkınlık taşıyabilir. Genel olarak, AB grubundakilerin kanser ve kalp hastalıklarına karşı daha az dirençli olabileceği belirtilmektedir.</li>
<li><b>B Kan Grubu:</b> B kan grubu sahiplerinin, kalp hastalıklarına karşı daha az yatkın olduğu gözlemlenmiştir. Ancak, bu bireylerin bazı sindirim sistemi rahatsızlıklarına karşı daha fazla risk taşıdığı da dikkat çekmektedir.</li>
</ul>
<p>Sonuç olarak, kan gruplarının sağlık üzerindeki etkileri karmaşık bir yapıdadır ve her bireyin genetik yapısı, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerle birlikte değerlendirilmelidir.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/kan-grubunuza-gore-hangi-hastaliklara-daha-yatkinsiniz/">Kan grubunuza göre hangi hastalıklara daha yatkınsınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/kan-grubunuza-gore-hangi-hastaliklara-daha-yatkinsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ömrü uzatan yeni gen keşfi</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/omru-uzatan-yeni-gen-kesfi/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/omru-uzatan-yeni-gen-kesfi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Sep 2024 10:43:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[FOXO transkripsiyon faktörleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[OSER1]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=26832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genetiğin yaşam süresine etkisi üzerine yapılan yeni araştırmalar, yaşamı uzatabilecek genlerin keşfini ortaya koyuyor. Bu keşifler, sağlık ve yaşlanma konusundaki anlayışımızı derinleştirerek gelecekteki tedavi yöntemlerini şekillendirebilir.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/omru-uzatan-yeni-gen-kesfi/">Ömrü uzatan yeni gen keşfi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Genetiğin Yaşam Süresine Etkisi</h3>
<p><img decoding="async" src="https://www.bellaturkiye.com/wp-content/uploads/2024/09/omru-uzatan-yeni-gen-kesfi-0-plqzrJup.jpg" alt="Genetiğin Yaşam Süresine Etkisi" /></p>
<p>Uzmanlar, genetiğin canlıların yaşam süresini önemli ölçüde etkileyen bir faktör olduğunu ortaya koymuşlardır. Bilim insanları, hangi genlerin yaşam süresini uzattığını belirleyerek, yaşlanma sürecini ve bu süreçte ortaya çıkan hastalıkları daha iyi anlamaya yönelik önemli adımlar atmaktadır. Bu bilgi, hastalıklara karşı daha gelişmiş ilaç ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.</p>
<p>Independent Türkçe&#8217;nin aktardığına göre, Kopenhag Üniversitesi&#8217;nden araştırmacılar, bu alanda kayda değer bir ilerleme kaydederek ömrü uzatan yeni bir gen keşfetmişlerdir.</p>
<p><b>Önemli Bulgu: FOXO Transkripsiyon Faktörleri</b></p>
<p>Araştırmacılar, uzun yaşam ile doğrudan ilişkili olan FOXO transkripsiyon faktörleri adlı bir grup proteini incelerken önemli bir saptama yapmışlardır. Nature Communications adlı hakemli dergide yayımlanan bu çalışmada, ifade edilişleri değiştiğinde ömrü etkileyen 10 gen tespit edilmiştir. Bu genler arasında en büyük etkiyi yaratanın OSER1 olduğu anlaşılmıştır. Bilim insanları, OSER1&#8217;in meyve sineği, yuvarlak solucan, ipek böceği gibi canlıların yanı sıra insanlarda da bulunduğunu belirtmektedir.</p>
<p>Ekip, OSER1&#8217;in insanlardaki rolünü net bir şekilde belirlemek için çalışmalarını sürdürmektedir. Çalışmanın baş yazarı Zhiquan Li, yeterli kaynakların mevcut olmadığını vurgulayarak, bu konuda şunları ifade etmektedir:</p>
<ul>
<li><strong>“OSER1&#8217;in, yaşlanma ve uzun ömür üzerinde kayda değer bir düzenleyici olduğunu gösteren ilk çalışma.”</strong></li>
<li><strong>“Gelecekte, OSER1 tarafından etkilenen yaşa bağlı belirli hastalıklar ve yaşlanma süreçleri hakkında daha fazla bilgi sağlamayı umuyoruz.”</strong></li>
</ul>
<p>Araştırmacılar, yaşlanma ile ilişkili hastalıklara karşı etkili ilaçlar geliştirmeyi amaçladıklarından, çalışmanın başından itibaren insanlarda bulunan genlere odaklandıklarını belirtmektedirler. Li, “Bu gen sadece hayvanlarda olsaydı, insan sağlığına uyarlamakta zorluklar yaşanabilirdi,” diyerek araştırmanın önemini vurgulamaktadır.</p>
<p>OSER1 geninin yaşam süresi üzerindeki etkisini tam anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, bu bulgular insanların sağlıklı ve uzun bir ömür sürmelerine yönelik yapılan çalışmalarda önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/omru-uzatan-yeni-gen-kesfi/">Ömrü uzatan yeni gen keşfi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/omru-uzatan-yeni-gen-kesfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kan hastalıklarında yeni umut</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/kan-hastaliklarinda-yeni-umut/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/kan-hastaliklarinda-yeni-umut/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2024 11:27:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kemik iliği yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[klinik deneyler]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[Nature dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=26319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kök hücre araştırmaları ve klinik deneyler hakkında en güncel bilgilere ulaşın. Bu alandaki yenilikler, tedavi yöntemleri ve potansiyel faydaları keşfedin. Sağlık alanındaki gelişmeleri takip ederek geleceğin tıbbına dair bilgi edinin.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/kan-hastaliklarinda-yeni-umut/">Kan hastalıklarında yeni umut</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmacılar, laboratuvar ortamında üretilen kök hücrelerin, deneysel olarak farelere başarılı bir şekilde enjekte edilmesine rağmen, insan üzerinde klinik deneylerin gerçekleştirilmesi için henüz erken olduğunu vurgulamaktadırlar.</p>
<p>Hastalardan alınan örneklerle oluşturulan kök hücrelerin, hem hücre bağışı yapan kişilerle hem de hücreleri alacak olanlar arasında uyumsuzluk riskini önemli ölçüde azaltabileceği ifade edilmektedir. Bu yenilikçi yaklaşım sayesinde, kök hücreler aracılığıyla kemik iliği yetmezliği sendromları gibi kan hastalıklarının genetik kökenlerinin düzeltilmesi ve hastaların tedavi edilme olasılığının artması beklenmektedir.</p>
<p>Araştırmalar, kök hücre tedavisinin geleceği açısından umut verici bulgular sunarken, bu alandaki gelişmelerin &#8220;Nature&#8221; dergisinde yayımlandığı da dikkat çekmektedir.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/kan-hastaliklarinda-yeni-umut/">Kan hastalıklarında yeni umut</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/kan-hastaliklarinda-yeni-umut/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan inme riskine karşı &#8220;tuz&#8221; uyarısı</title>
		<link>https://www.bellaturkiye.com/saglik-bakanligindan-inme-riskine-karsi-tuz-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.bellaturkiye.com/saglik-bakanligindan-inme-riskine-karsi-tuz-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2024 11:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[5 Gram]]></category>
		<category><![CDATA[Gram]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Risk]]></category>
		<category><![CDATA[Tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bellaturkiye.com/?p=18874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, günde 5 gramdan daha az tuz tüketiminin inme riskini yüzde 23, kalp damar hastalıklarının genel hızını ise yüzde 17 azalttığına, bu nedenle daha az tuz tüketilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/saglik-bakanligindan-inme-riskine-karsi-tuz-uyarisi/">Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan inme riskine karşı &#8220;tuz&#8221; uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü&#8217;nden elde edilen bilgiye göre, vücutta sıvı dengesinin ve kan basıncının düzenlenmesinde, asit-baz dengesinin sağlanmasında ve sinir-kas sisteminde uyarıların iletilmesinde tuz (NaCl) büyük önem taşıyor.</p>
<p>Aşırı tuz tüketimi, insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Dünyada ölümlerin yarıdan fazlasına bulaşıcı olmayan hastalıklar neden olurken, bunların yüzde 30&#8217;unu kalp-damar hastalıkları oluşturuyor. Bu hastalıklar için en önemli değiştirilebilir risk faktörleri ise aşırı tuz tüketimini de kapsayan sağlıksız beslenme, fiziksel aktivite yetersizliği, sigara ve alkol kullanımı olarak gösteriliyor.</p>
<p>Yüksek kan basıncı (hipertansiyon), dünyadaki tüm ölümlerin yüzde 13&#8217;ünden sorumlu tutuluyor. Kan basıncı seviyesinin en önemli belirleyicisi de tuz miktarı.</p>
<p>Günde 2 gramdan fazla yüksek sodyum ya da günde 5 gramdan fazla tuz tüketimi, yüksek kan basıncı, artmış kalp hastalıkları ve inme riskini arttırıyor. Bu nedenle tuz tüketiminin azaltılması gerekiyor.</p>
<p><strong>GÜNDE 5 GRAMDAN AZ TUZ ALIMI İNME RİSKİNİ YÜZDE 23 AZALTIYOR</strong></p>
<p>Tuz tüketiminin azaltılması, kan basıncının düşürülmesi, inme, kalp damar hastalıkları ve böbrek hastalıkları riskinin azaltmasında en etkili yöntemlerden biri. Günde 5 gramdan daha az tuz alımı inme riskini yüzde 23, kalp damar hastalıklarının genel hızını yüzde 17 azaltıyor. Pek çok Avrupa ülkesinde günlük tuz tüketimi 8-11 gram. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu miktarı günde 5 gram olarak öneriyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;DE GÜNLÜK TUZ TÜKETİMİ ÖNERİLEN MİKTARIN İKİ KATI</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de de yapılan SALTÜRK çalışması, günlük tuz tüketiminin 15 gram olduğunu gösteriyor. 2011 yılından itibaren uygulanan Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Eylem Planı sayesinde günlük kişi başı tuz tüketimi 10,2 grama düşmesine karşın hala önerilen miktarın 2 katı.</p>
<p><strong>HAYATA GEÇİRİLEN EYLEM PLANI SONRASINDA YAPILAN DEĞİŞİKLER İSE ŞÖYLE:</strong></p>
<p>&#8220;- Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği (2012) uyarınca ekmekteki tuz oranı yüzde 25 azaltıldı.</p>
<p>&#8211; 100 gram ekmekte tuz miktarı 2 gramdan 1,5 grama düşürüldü.</p>
<p>&#8211; Pastırmadaki tuz oranı 100 gram kuru malzemede 8,5 gramdan 7 grama düşürüldü.</p>
<p>&#8211; Kırmızı biberdeki tuz oranı yüzde 22 azaltıldı. Buna göre, 100 gram biberde tuz miktarı 9 gramdan 7 grama indirildi.</p>
<p>&#8211; Domates salçasındaki tuz miktarı yüzde 64 azaltılarak, 100 gram salçada tuz miktarı 14 gramdan 5 grama düşürüldü.</p>
<p>&#8211; Zeytindeki tuz oranı yüzde 50 azaltılarak, maksimum düzey yüzde 8 ile sınırlandırıldı.</p>
<p>&#8211; Peynirdeki tuz oranı yüzde 35-61 azaltıldı. Farklı peynir türlerine bağlı olarak 100 gram peynirdeki maksimum tuz miktarı 3-7,5 gram olarak belirlendi. Tuz paketlerinin üzerinde &#8216;Tuzu Azaltın Sağlığınızı Koruyun&#8217; ibaresi zorunlu kılındı.</p>
<p>&#8211; Okul kantinlerinde satışa sunulan besinler için tuz miktarına yönelik kriterler geliştirildi.</p>
<p>&#8211; Kamu kurumlarının kafeteryalarından ve yemekhanelerinden tuzluklar kaldırıldı.&#8221;</p>
</div>
<p><a href="https://www.bellaturkiye.com/saglik-bakanligindan-inme-riskine-karsi-tuz-uyarisi/">Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan inme riskine karşı &#8220;tuz&#8221; uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.bellaturkiye.com">Bella Türkiye</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bellaturkiye.com/saglik-bakanligindan-inme-riskine-karsi-tuz-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
