Gençlerde uyku sorununa doğal reçete
Bilim insanları, sabah güneşinin gençlerde melatonini dengeleyerek uyku kalitesini ve zihinsel performansı artırdığını kanıtladı. Uzmanlar, uyanınca alınan doğal ışığın biyolojik saati düzenlediğini saptadı.
Dünya genelinde ergenlik dönemindeki bireylerin büyük bir kısmının yaşadığı kronik uyku yoksunluğu, tıp dünyasının öncelikli gündem maddesi haline geldi. Özellikle ekran ışığına maruz kalma süresinin artmasıyla bozulan sirkadiyen ritim (biyolojik saat), gençlerin okul başarısını ve ruh sağlığını olumsuz etkiledi.
Bilim insanları, bu sorunun çözümünün karmaşık tedavilerde değil, sabahın ilk ışıklarında saklı olduğunu bildirdi.
Uzmanlar, modern yaşamın getirdiği uyku bozukluklarıyla mücadele eden gençlerin sabah saatlerinde doğrudan güneş ışığına maruz kalmasının kritik önem taşıdığını saptadı.
Erken saatlerde alınan doğal ışığın, melatonini baskılayarak gece uykusunu düzenlediği ve zihinsel performansı artırdığı bilimsel verilerle kanıtlandı.
BİYOLOJİK SAAT VE MELATONİN DENGESİ
Yapılan araştırmalar, sabah saatlerinde göze ulaşan yüksek yoğunluktaki mavi ışığın, beyindeki “suprachiasmatic nucleus” (SCN) bölgesini uyardığını ortaya koydu. Bu uyarı neticesinde vücut, uyku hormonu olan melatonini salgılamayı durdurarak kortizol seviyesini yükseltti ve güne zinde bir başlangıç yaptı. Akşam saatlerinde ise vücudun daha erken uyku moduna geçmesi sağlandı.
ULUSLARARASI UZMAN GÖRÜŞLERİ
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Stanford Üniversitesi Uyku Bilimleri Merkezi’nden Prof. Dr. Andrew Huberman, sabah ışığının nöral etkilerine dikkat çekti.
Huberman, uyandıktan sonraki ilk bir saat içinde 10 ila 30 dakika dışarıda vakit geçirmenin, dopamin sistemini ve sirkadiyen zamanlamayı optimize ettiğini ifade etti. Bu basit alışkanlığın, antidepresan bir etki göstererek kaygı bozukluklarını azalttığını vurguladı.
Oxford Üniversitesi Sirkadiyen Sinirbilim Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Russell Foster ise gençlerin biyolojik olarak geç yatma eğiliminde olduğunu, ancak sabah ışığının bu döngüyü öne çekebileceğini dile getirdi.
Foster, pencerelerin arkasından alınan ışığın yeterli olmadığını, fotoreseptörlerin tam kapasite çalışması için açık havada bulunmanın şart olduğunu aktardı.
EĞİTİM VE PSİKOLOJİYE ETKİLERİ
Washington Üniversitesi tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir çalışma, kış aylarında sabah ışığından mahrum kalan öğrencilerin sirkadiyen ritimlerinin yaklaşık 35 dakika geciktiğini saptadı. Bu durumun, gençlerde “sosyal jetlag” olarak tanımlanan ve kronik yorgunluğa yol açan bir tabloya neden olduğu belirtildi.
Araştırmacılar, okulların başlangıç saatlerinin gün ışığına göre düzenlenmesinin veya öğrencilerin sabahları açık alanda zaman geçirmesinin akademik başarıyı doğrudan artırdığını kaydetti.