Erken ölüm gece uykusunda mı?
Modern toplumun en büyük sağlık krizlerinden biri olarak nitelendirilen uykusuzluğun, insan ömrünü doğrudan kısalttığı bilimsel verilerle kanıtlandı. Yapılan son araştırmalar, günde 7 saatin altında uyuyan bireylerin erken ölüm riskinin ciddi oranda arttığını ortaya koydu.
Dünya genelinde yürütülen kapsamlı epidemiyolojik çalışmalar, uyku süresi ile yaşam süresi arasındaki doğrudan korelasyonu çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi.
Bilim insanları, gece boyunca 7 saatten az uyumanın vücudun biyolojik onarım mekanizmalarını sekteye uğrattığını ve kronik hastalıkların önünü açtığını bildirdi.
BİYOLOJİK SAAT VE ERKEN ÖLÜM İLİŞKİSİ
California Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını yürüten dünyaca ünlü nörobilim uzmanı Prof. Dr. Matthew Walker, yetersiz uykunun genetik yapı üzerindeki tahrip edici etkilerine dikkat çekti.
Dr. Walker, uykusuzluğun DNA onarım süreçlerini durdurduğunu ve bağışıklık sistemini çökerttiğini ifade etti.
Walker, “Uyku bir lüks değil, biyolojik bir zorunluluktur; 7 saatin altındaki her dakika, vücudun kendini yenileme kapasitesinden çalınmış bir süredir” değerlendirmesinde bulundu.
KALP SAĞLIĞI VE METABOLİK ÇÖKÜŞ
Harvard Tıp Fakültesi uyku bozuklukları uzmanı Dr. Charles Czeisler, kısa süreli uykunun kardiyovasküler sistem üzerindeki baskısını vurguladı.
Dr. Czeisler, yetersiz dinlenmenin kan basıncını yükselttiğini ve damar sertliği riskini iki katına çıkardığını belirtti.
Yapılan klinik gözlemler sonucunda, düzenli olarak 6 saatten az uyuyan bireylerde kalp krizi ve inme vakalarının çok daha sık görüldüğü kaydedildi.
KÜRESEL ARAŞTIRMALARIN ORTAK SONUCU
Birleşik Krallık merkezli yürütülen ve 1,3 milyondan fazla kişinin verilerinin incelendiği meta-analiz sonuçları, uykusuzluğun yaşam süresini kısalttığını teyit etti.
Uzmanlar, az uyumanın sadece fiziksel değil, aynı zamanda bilişsel fonksiyonlarda da kalıcı hasarlar bıraktığını ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların gelişimini hızlandırdığını açıkladı.