Görme kaybına neden olan tehditle ilgili bilinmesi gerekenler

22.01.2026
A+
A-

Gözün iç tabakalarında meydana gelen iltihaplanma olarak tanımlanan üveit, dünya genelinde kalıcı görme kaybının en yaygın nedenleri arasında ilk sıralarda yer aldı. Uzmanlar, belirtilerin sıradan bir göz yorgunluğuyla karıştırılmasının tedavi sürecini kritik ölçüde geciktirdiğine dikkat çekti.

Görme kaybına neden olan tehditle ilgili bilinmesi gerekenler

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve halk arasında “göz içi iltihabı” olarak bilinen üveit hastalığı, tıp dünyasındaki gelişmelere rağmen görme sağlığını tehdit etmeye devam etti. Özellikle erken teşhisin hayati önem taşıdığı bu hastalıkla ilgili uluslararası otoritelerden çarpıcı uyarılar geldi.

İşte modern tıp literatürü ve yabancı uzman görüşleri ışığında üveit hakkında bilinmesi gereken temel unsurlar…

1. Belirtiler Sadece Kızarıklıktan İbaret Değil

Üveit, genellikle basit bir konjonktivit (göz nezlesi) ile karıştırıldı ancak çok daha derin dokuları etkilediği kaydedildi.

Harvard Tıp Fakültesi’nden Oftalmoloji Profesörü Dr. C. Stephen Foster, hastalığın sadece kızarıklıkla değil, ışığa karşı aşırı hassasiyet (fotofobi) ve göz önünde uçuşan siyah noktalarla kendini belli ettiğini ifade etti.

Dr. Foster, “Hastalar genellikle bulanık görmeyi geçici bir durum sanarak ihmal etti, ancak bu durum doku yıkımının başladığının işaretiydi” şeklinde konuştu.

2. Altında Yatan Nedenler Sistemik Olabilir

Yapılan bilimsel araştırmalar, üveit vakalarının önemli bir kısmının sadece gözle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.

Johns Hopkins Üniversitesi Üveit Servisi Direktörü Dr. Jennifer Thorne, hastalığın bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması sonucu oluşabildiğini belirtti.

Dr. Thorne, özellikle tüberküloz, sarkoidoz ve Behçet hastalığı gibi sistemik rahatsızlıkların gözde üveit olarak dışa vurduğunu, bu nedenle multidisipliner bir yaklaşımın zorunlu olduğunu vurguladı.

3. Tedavide Kişiselleştirilmiş Yaklaşım Dönemi

Geleneksel steroid tedavilerinin yanı sıra, son yıllarda biyolojik ajanların kullanımı tedavi başarısını artırdı.

Stanford Üniversitesi’nden Dr. Quan Nguyen, yeni nesil bağışıklık düzenleyici ilaçların, kronik üveit hastalarında görme yetisini korumada devrim niteliğinde sonuçlar verdiğini dile getirdi.

Dr. Nguyen, tedavinin hastanın inflamasyon tipine göre özel olarak yapılandırılmasının önemine değindi.

4. Gecikmiş Teşhisin Ağır Bedeli: Glokom ve Katarakt

Tedavi edilmeyen veya yanlış yönetilen üveit süreçleri, ikincil göz hastalıklarını beraberinde getirdi.

Uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanan verilere göre, kronik üveit hastalarının büyük bir bölümünde yüksek göz tansiyonu (glokom) ve erken evre katarakt oluşumu gözlemlendi.

Uzmanlar, inflamasyonun kontrol altına alınamadığı durumlarda optik sinir hasarının geri dönülemez bir boyuta ulaştığını bildirdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.