Güneşle gelen sağlık…
Yapılan bilimsel çalışmalar, vücudun ihtiyaç duyduğu D vitamini sentezi için saatlerce güneşlenmeye gerek olmadığını kanıtladı. Uzmanlar, cilt tipine ve coğrafi konuma bağlı olarak günde ortalama 15 dakikalık temasın kemik sağlığı için kritik eşiği karşıladığını bildirdi.
Güneş ışınlarının insan biyolojisi üzerindeki etkilerini inceleyen çok uluslu araştırma grupları, vitamin sentezi için gereken ideal süre ve zaman dilimine dair ezber bozan veriler paylaştı. Özellikle kış aylarının ardından artan güneş teması ihtiyacının, sanılanın aksine kısa süreli ve kontrollü seanslarla karşılanabildiği saptandı.
BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA İDEAL SAAT DİLİMİ
Güneş ışınlarının dünyaya geliş açısının, D vitamini üretimi üzerinde doğrudan belirleyici olduğu kaydedildi.
Atmosferik emilim nedeniyle UVB ışınlarının en yoğun olduğu öğle saatlerinin, sentez açısından en verimli dönem olduğu vurgulandı. Ancak bu süreçte cilt bariyerini korumanın önemi bir kez daha gün yüzüne çıktı.
UZMAN GÖRÜŞLERİ VE ARAŞTIRMALAR
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Harvard Tıp Fakültesi araştırmacılarından Dr. Edward Giovannucci, vücudun depolayabileceği vitamin miktarının bir sınırı olduğunu ve bu sınıra kısa sürede ulaşıldığını aktardı.
Giovannucci, “Cildin hafif bir pembeleşme aşamasına gelmesi, maksimum D vitamini üretimi için yeterli sinyaldir; bunun ötesindeki her dakika deri hasarı riskini artırdı” ifadelerini kullandı.
Boston Üniversitesi’nden endokrinoloji uzmanı Dr. Michael Holick ise güneş koruyucu kullanımının sentezi %95 oranında engelleyebileceğine dikkat çekerek, haftada birkaç kez kolların ve bacakların korunmasız olarak 10-15 dakika güneşe maruz bırakılmasının yeterli olduğunu savundu.
Holick, özellikle kış aylarında veya yüksek enlemlerde yaşayan bireylerin, güneşin dik geldiği 10:00 ile 15:00 saatleri arasını tercih etmesi gerektiğini belirtti.
SENTEZ VERİMLİLİĞİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Yapılan laboratuvar analizleri, deri rengi koyu olan bireylerin, melanın yoğunluğu nedeniyle aynı miktarda vitamin sentezleyebilmek için açık tenli bireylere göre 3 ila 5 kat daha fazla güneş ışığına ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu. Buna rağmen, uzmanlar kontrolsüz güneşlenmenin DNA hasarına yol açabileceği konusunda ortak bir paydada buluştu.