Uykusuzluk modern çağın sessiz pandemisine dönüştü

07.02.2026
A+
A-

Küresel çapta yürütülen nörolojik araştırmalar, yetersiz uykunun beyin dokusunda kalıcı hasarlara ve erken yaşlanmaya yol açtığını saptadı. Uzmanlar, uyku süresinden verilen her ödünün vücudun savunma mekanizmalarını doğrudan felç ettiğini bildirdi.

Uykusuzluk modern çağın sessiz pandemisine dönüştü

Modern yaşamın getirdiği yoğun tempo, pek çok bireyin uyku sürelerinden feragat etmesine yol açtı. Ancak yapılan son bilimsel çalışmalar, uyku ihmalinin sadece yorgunluğa değil, geri dönüşü zor sağlık sorunlarına zemin hazırladığını kanıtladı.

Uyku, vücudun kendini onardığı pasif bir dinlenme hali olmaktan ziyade, metabolizmanın ve zihinsel fonksiyonların yeniden yapılandırıldığı aktif bir süreç olarak tanımlandı.

Bilim dünyası, uyku yoksunluğunun beyin ve beden üzerindeki tahribatını mercek altına alarak çarpıcı veriler paylaştı. Uzmanlar, uykunun bir lüks değil, hayati bir biyolojik zorunluluk olduğunu vurguladı.

NÖROLOJİK TAHRİBAT VE HAFIZA KAYBI

California Üniversitesi’nde görev yapan ünlü nörobilimci Prof. Dr. Matthew Walker, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede uykunun beyin için bir “temizlik seansı” olduğunu belirtti.

Walker, “Uyku, beynin içindeki toksik proteinlerin temizlenmesini sağlayan glifatik sistemin en verimli çalıştığı zamandır. Bir gecelik uykusuzluk bile, beyindeki öğrenme kapasitesini ciddi oranda düşürdü” ifadelerini kullandı.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE HÜCRESEL ONARIM

Uyku süresindeki kısalmanın bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini inceleyen Stanford Üniversitesi uzmanlarından Dr. Emmanuel Mignot, uykunun bir “sağlık yatırımı” olduğunu savundu.

Mignot, yetersiz uykunun bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azalttığını ve kronik hastalıklara davetiye çıkardığını aktardı. Yapılan deneylerde, düzenli uyku uyumayan bireylerin enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiği gözlemlendi.

FİZİKSEL SAĞLIK ÜZERİNDEKİ KRİTİK ROLÜ

Dünya genelinde yürütülen epidemiyolojik çalışmalar, günde 7 saatten az uyuyan bireylerde obezite, tip 2 diyabet ve kardiyovasküler rahatsızlıkların görülme sıklığının arttığını ortaya koydu.

Uzmanlar, uykunun bir alışkanlık olarak değil, temel bir yaşam fonksiyonu olarak korunması gerektiğini dile getirdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.