İnsan neden kırıldığını değil de kızdığını gösterir
Hepimiz o ana tanığız: Ortada büyük bir tartışma yoktur ama biri bir anda sertleşir, sesi değişir, mesafe koyar. Dışarıdan bakıldığında bu bir öfke patlaması gibi görünür. Oysa çoğu zaman yaşanan şey kızgınlık değil, ifade edilemeyen bir kırgınlıktır …
Hepimiz o ana tanığız: Ortada büyük bir tartışma yoktur ama biri bir anda sertleşir, sesi değişir, mesafe koyar. Dışarıdan bakıldığında bu bir öfke patlaması gibi görünür. Oysa çoğu zaman yaşanan şey kızgınlık değil, ifade edilemeyen bir kırgınlıktır.
Psikologlara göre insan, canı yandığında bunu her zaman “üzüldüm” diyerek anlatamaz; bazen o duygunun üstüne bir zırh geçirir. O zırhın adı öfkedir.

ÖFKE ÇOĞU ZAMAN GÖRÜNEN DUYGUDUR
Psikolojide öfke sıkça “ikincil duygu” olarak tanımlanır. Yani önce başka bir duygu gelir: incinmek, hayal kırıklığı yaşamak, reddedilmiş hissetmek ya da anlaşılmamak.
Ancak bu duygular insanı savunmasız hissettirdiği için zihin daha güçlü bir tepki üretir. Üzüntü insanı açar. Öfke ise kapatır. Bu yüzden birçok kişi aslında üzgünken kendini kızgın hisseder.
ZİHİN KIRILGANLIĞI GİZLEMEK İÇİN SAVUNMAYA GEÇER
Bu durum bilinçli bir tercih değildir. Psikolojinin “savunma mekanizması” dediği süreç devreye girer. Zihin, baş etmekte zorlandığı duyguyu doğrudan yaşamak yerine onu dönüştürür.
Kırılan biri “Canım yandı.” demek yerine eleştirmeye başlar. Değer görmediğini hisseden biri susmak yerine sertleşir. Hayal kırıklığı yaşayan biri uzaklaşmak yerine tartışma çıkarır. Çünkü öfke, duygusal yarayı saklamanın en hızlı yoludur.

BİRÇOK İNSAN ÜZÜNTÜYÜ NASIL GÖSTERECEĞİNİ HİÇ ÖĞRENMEMİŞTİR
Duyguların ifade edilme biçimi çocuklukta öğrenilir. Bazı ortamlarda ağlamak ayıp, üzülmek zayıflık, kırılmak abartı sayılır. Ama kızmak daha kabul edilebilir bir tepki olur.
Böyle büyüyen bir zihin şunu kodlar: “Üzülme, güçlü görün.” Yetişkinlikte bu otomatikleşir. Kişi gerçekten ne hissettiğini fark etse bile o dili kullanamaz.
ÖFKE KONTROL HİSSİ VERİR
Üzüntü çoğu zaman çaresizlik duygusu taşır. İnsan kendini geri çekilmiş, değersiz ya da etkisiz hissedebilir. Öfke ise tam tersine hareket sağlar. Tepki vermek, ses yükseltmek ya da mesafe koymak kişiye yeniden kontrol aldığı hissini verir. Bu yüzden öfke bazen bir saldırı değil, bir tutunma biçimidir.

ASLINDA SÖYLENMEK İSTENEN ŞEY BAŞKADIR
Birçok öfke cümlesinin altında şu ifadeler saklıdır:
• “Beni fark etmeni istedim.”
• “Beklediğim gibi olmadı.”
• “Önemsenmediğimi hissettim.”
• “Kırıldım ama nasıl söyleyeceğimi bilemedim.”
İnsan bazen duygusunu gizlemek için değil, adını koyamadığı için öfkelenir.
DUYGUNUN ADINI KOYMAK TEPKİYİ DEĞİŞTİRİR
Uzmanlara göre duygusal farkındalık, davranışı bastırmaktan çok daha etkili. “Kızgınım” demek kolaydır. “Kırıldım” demek cesaret ister. Ama o cümle kurulduğunda çatışma azalır, savunma yerini anlayışa bırakır. Çünkü öfke karşılık üretir, kırgınlık ise temas kurar.
GÖRÜLEN SERTLİK ÇOĞU ZAMAN KORUNMA ÇABASIDIR
Dışarıdan güçlü görünen birçok tepkinin altında aslında korunmaya çalışan bir duygu vardır. İnsan bazen bağırarak değil, incinmemek için kabuk bağlayarak kendini savunur.