Sine-Aile Projesi Rami Kütüphanesi’nde Yoğun Katılımla Gerçekleşti
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Rami Kütüphanesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, GSB Asım Gültekin Gençlik Merkezi ve TYT TÜRK destekleriyle hayata geçirilen Sine-Aile Projesi, 28 Mart 2026 Cumartesi günü Rami Kütüphanesi’nde akademisyenler, sanatçılar ve sinema profesyonellerinin katılımıyla yoğun ilgi gördü.
Haber:M.haluk Yalçınkaya
Program, açılış öncesinde araştırmacı-yazar Vadullah Taş’ın “Türk Sineması’nda Aile” temalı sergisinin gezilmesiyle başlandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmalarıyla devam edildi.
“Türk milletini hak etmediği hiçbir içerikle buluşturmayacağım”
TYT TÜRK Yönetim Kurulu Başkanı ve 25., 26. ve 27. dönem milletvekili Arzu Erdem, açılış konuşmasında medya ve sinemada “aile” kavramının ele alınışına şu sözlerle dikkat çekti:
“Geçmişten gelen ve sinemada aile dediğimiz ve ailenin aslında nasıl işlendiği, medyada nasıl ele alındığı, bugün medyanın aslında yozlaşmaya vesile mi oluyor, katkı mı sağlıyor, hepimizin bunu aslında değerlendirmesi ve incelemesi gerektiği için; bende 3 dönem milletvekilliği ve birçok sivil toplum kuruluşunda görev yaptıktan sonra, hep vatana millete hizmet şiar edindiğim için medya sektörüne, tek kadın medya patronu olduktan sonra şu şiarla geldim: ben Türk milletini hak etmediği hiç bir içerikle buluşturmayacağım.” ifadelerini kullandı.
“Aile kavramı sinemanın temel yapı taşıdır”
Rami Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Ramazan Aktemur ise sinemanın topluma ayna tutan güçlü bir anlatı olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Aile kavramı sinemanın temel yapı taşıdır. Bu proje, yalnızca geçmişi anlamaya değil, geleceğin sinema dilini inşa etmeye katkı sunacaktır.
Gençlerin Bakanlığı ve Sinema
İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Sayın Eşref Gürsül, gençler ve ailelere yönelik gerçekleştirilen proje kapsamında sağladıkları katkı ve desteklerden dolayı, Proje Düzenleme Kurulu TYT Türk Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Arzu Erdem ile projenin basın koordinatörü Dilara İncebacak’ a teşekkür plaketi ve belgelerini takdim etti.
Türk sinemasında aile kavramının farklı dönemlerde akademik ve sektörel perspektifle ele alındığı programın Proje Düzenleme Kurulu üyeleri İstanbul Fatih İlçe ve Spor Müdürü Sn. Fatih Küçük, Asım Gültekin Gençlik Merkezi Müdürü Fatih Furkan Yıldırmış ve proje danışmanı İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Aytekin’in yanı sıra Yeşilay Şube Müdürü Sayın Mustafa Sarıtoprak’ ın katılımıyla devam etti. Etkinlik, gençlerin saha çalışmaları ve katkılarıyla sürdürüldü.
Panel Oturumlarıyla Türk Sinemasında Aile Kavramı Ele Alındı
Açılışın konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panel oturumlarında, Türk sinemasında “aile” kavramı farklı dönemler ve perspektiflerle değerlendirildi.
Yeşilçam Oturumu
Proje direktörü Elif Türe Atam moderatörlüğünde gerçekleşen ilk oturumda;
Doç. Dr. Mesut Aytekin, Yeşilçam’ın ‘‘kötü adamı’’ Erol Taş’ın kızı Güler Taş Özgal,torunu Elif Özgal Kopartan ve usta oyuncu sanatçı Tayfun Sav konuşmacı olarak yer aldı. Yeşilçam’ın temel olarak 1960 ve 1975 yılları arasını kapsadığına işaret eden Aytekin, şu bilgileri verdi:
“Yeşilçam sinemasında üç eğilimin olduğunu biliyoruz. Bu dönemde bir yandan dünya sinemasına paralel bir şekilde yurt dışında yapılan işlerin Yeşilçam’da da üretildiğine şahit oluyoruz. Öte yandan, dönemin filmlerinde ‘aile’, ‘köyden kente göç’ gibi içerikler de yer almaktaydı. Metin Erksan, Halit Refiğ gibi isimlerin sosyolojik çözümler yaptıkları filmler de yine bu dönemin üretimleri arasında bulunuyordu.” ifadelerine yer verdi.
Aytekin, Yeşilçam Sineması’nın hak ettiği değeri geç tarihlerde gördüğü yorumunu yaparak, “Yeşilçam’ın kendi döneminde hak ettiği kıymeti görmediğini belirtmem gerekiyor. Bizler bugün Yeşilçam’ın ifade ettiği değerin ne anlama geldiğini daha iyi anlayabiliyoruz. Yeşilçam’ın değeri, özellikle 2000 sonrasında yapılan çalışmalarla daha fazla gün yüzüne çıkmış oldu.” değerlendirmesinde bulundu.
Tayfun Sav ise Türk sinemasında son yıllarda değer kaybı yaşandığını belirterek geçmiş dönemde sektörün daha güçlü etik temellere sahip olduğunu vurguladı.
Ulusal ve Milli Sinema Oturumları
Ulusal Sinema oturumunda; moderatörlüğü sinema yazarı , editör Büşra Gül Ovalı üstlenirken, Prof. Gülper Refiğ, oyuncu ,yönetmen Ali Pınar ve Prof. Dr. Cengis Asiltürk konuşmacı olarak yer aldı.
Milli Sinema oturumunda ise radyo programcı, yönetmen Meltem Demirkıran moderatörlüğünde gerçekleşti. Gazeteci yazar Burçak Evren, yapımcı yönetmen Nazif Tunç ve aktör Ulvi Alacakaptan görüşlerini paylaştı. Konuşmalarda aile kavramının dönüşümü, kültürel etkiler ve modernleşme kavramı ele alındı.
Öncelikli aile tanımının yapılması gerektiğine vurgu yapan Burçak Evren, ‘‘Anadolu’daki aileyi Türk filmlerinde ya ırgat ağanın kızına göz koyar ya da ağa ırgatın kızına göz koyar şeklinde anlattık. Şimdi televizyonlarda oynayan dizilerdeki aile de hiçbirimizin ailesine benzemiyor. Benzemediği için izliyoruz. Bana da yoz geliyor. Benim ailem öyle değil. Öyle yaşamıyoruz ’’ dedi.
Film Gösterimi ve Söyleşi
Program kapsamında yönetmen Ahmet Toğaç’ın “Aç Açına” filmi gösterildi. Gösterimin ardından yönetmen Mert Kartal moderatörlüğünde Ahmet Toğaç ile söyleşi gerçekleştirildi. Genç katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte sinema ve aile üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı.
Teşekkür ve Kapanış
Program, panelistlere plaket ve teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Sine-Aile Projesi, Türk sinemasında aile kavramını akademik ve sektörel boyutlarıyla ele alarak, kültürel farkındalık oluşturmayı ve bilinçli izleyici kitlesi geliştirmeyi hedefleyen önemli bir çalışma olarak dikkat çekti.

