Diz ağrısını kökten bitiren gizli formül

01.01.2026
A+
A-

Bilim dünyası, kronik diz ağrılarının tedavisinde geleneksel metodların ötesine geçen “nöromüsküler kontrol” sistemini odağına aldı. Yapılan araştırmalar, kas hafızasının yeniden programlanmasının cerrahi müdahale riskini %40 oranında azalttığını kanıtladı.

Diz ağrısını kökten bitiren gizli formül

Yıllardır diz ağrısıyla mücadele eden hastalar için standart hale gelen yüzme ve pilates önerileri, tıp dünyasındaki yeni bulgularla yerini daha spesifik bir metoda bıraktı.

Bilim insanları, diz kapağına binen yükü asıl dengeleyen unsurun kas kuvvetinden ziyade, eklem içindeki sinirsel iletim hızı olduğunu saptadı.

“Propriyosepsiyon Eğitimi” olarak adlandırılan bu yöntem, vücudun eklem pozisyonunu algılama yeteneğini geliştirerek ağrıyı kaynağında durdurmayı başardı.

Bilim dünyası, kronik diz ağrılarının tedavisinde geleneksel egzersiz metodlarının ötesine geçen “nöromüsküler kontrol” sistemini odağına aldı. Yapılan son araştırmalar, eklem yükünü hafifletmek için kas hafızasının yeniden programlanmasının cerrahi müdahale riskini %40 oranında azalttığını kanıtladı.

BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?

British Journal of Sports Medicine dergisinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, diz osteoartriti olan bireylerde sadece kas güçlendirmeye odaklanmanın uzun vadede yetersiz kaldığını ortaya koydu. Araştırma sonuçları, dengesiz zeminlerde yapılan ve beyne sürekli “eklem konumu” sinyali gönderen nöromüsküler antrenmanların, kıkırdak aşınmasını durdurduğunu ve inflamasyonu (iltihabı) baskıladığını doğruladı.

UZMAN GÖRÜŞLERİ

Harvard Tıp Fakültesi bünyesinde çalışmalarını yürüten Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Howard Luks, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, statik egzersizlerin dizin biyomekaniğini düzeltmeye yetmediğini vurguladı.

Luks, “Diz ağrısı yaşayan bireylerin çoğu, eklemlerini nasıl stabilize edeceklerini unutan bir sinir sistemine sahip. Bizim uyguladığımız yöntem, beyne dizin nerede olduğunu yeniden hatırlatmayı başardı” sözleriyle sürecin işleyişini tanımladı.

Konuyla ilgili bir diğer önemli açıklama ise Mayo Clinic’ten Ortopedi Uzmanı Dr. Edward Laskowski’den geldi.

Laskowski, “Geleneksel pilates veya yüzme, kas gruplarını çalıştırsa da diz kapağının dinamik stabilitesini sağlamada zayıf kaldı. Sensörimotor eğitimleri sayesinde, hastaların merdiven inerken veya ani dönüş yaparken yaşadıkları ağrıyı %60 oranında azalttık” şeklinde bir tespitte bulundu.

NEDEN YÜZME VE PİLATES DEĞİL?

Uzmanlar, yüzmenin eklem üzerindeki yükü sıfıra indirmesine rağmen kemik yoğunluğunu ve eklem direncini artırmadığını, pilatesin ise bazen diz kapağına (patella) aşırı baskı uygulayabildiğini kaydetti.

Yeni nesil tedavi protokolünde ise, vücut ağırlığıyla yapılan kontrollü dengesizlik egzersizleri ön plana çıkarıldı. Bu yöntemle, diz çevresindeki mikro kasların devreye girerek ana eklemi bir zırh gibi koruduğu gözlemlendi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.