Düzenli bitter çikolata tüketiminin mucize faydaları
Düzenli bitter çikolata tüketiminin kan basıncını dengelemede farmakolojik yöntemlere destek sağladığı kanıtlandı. Uzmanlar, kakao flavonoidlerinin damar elastikiyetini artırarak hipertansiyon riskini minimize ettiğini bildirdi.
Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hipertansiyonla mücadelede, beslenme alışkanlıklarının gücü bir kez daha tescillendi.
Son yapılan klinik çalışmalar, en az %70 kakao içeren bitter çikolatanın, 3 ila 4 haftalık düzenli kullanım sonucunda kan basıncını anlamlı oranlarda aşağı çektiğini ortaya koydu.
Bilim insanları, bu etkinin temelinde kakaonun içeriğindeki zengin polifenol bileşikleri olduğunu kaydetti.
DAMAR DUVARLARINDA “GEVŞEME” ETKİSİ
Araştırmalar, bitter çikolatanın damarların iç yüzeyinde bulunan endotel hücrelerini uyararak nitrik oksit üretimini artırdığını gösterdi.
Artan nitrik oksit miktarı, damarların genişlemesine ve kan akışının daha dirençsiz bir şekilde gerçekleşmesine olanak tanıdı. Bu durumun, özellikle sistolik kan basıncında gözle görülür bir iyileşme sağladığı aktarıldı.
UZMAN GÖRÜŞLERİ VE ARAŞTIRMA SONUÇLARI
Harvard Tıp Fakültesi’nden epidemiyolog Dr. Eric Ding, konuya ilişkin yaptığı kapsamlı meta-analiz sonuçlarına değindi.
Dr. Ding, flavonoid bakımından zengin kakaonun kan basıncını düşürmede plaseboya göre üstünlük sağladığını ve bu durumun kalp krizi ile felç riskini %20’ye yakın oranda azaltabileceğini vurguladı.
Alman Beslenme Araştırmaları Enstitüsü’nden (DIfE) Dr. Brian Buijsse ise yürüttüğü çalışmalarda, günlük yaklaşık 6 gramlık (bir kare) küçük bir porsiyon bitter çikolata tüketiminin bile uzun vadede hipertansiyon gelişme riskini düşürdüğünü saptadıklarını belirtti.
Dr. Buijsse, kakaonun antioksidan kapasitesinin damar sağlığını koruyan en temel mekanizma olduğunu dile getirdi.
PORSİYON KONTROLÜ VE KALİTE UYARISI
Uzmanlar, bu olumlu etkilerin yalnızca yüksek kakao oranına sahip ve düşük şekerli ürünler için geçerli olduğunun altını çizdi.
Sütlü ve aşırı şekerli çikolataların tam tersi etki yaratarak metabolik sağlığı tehdit edebileceği kaydedildi.
Bitter çikolatanın bir ilaç değil, destekleyici bir besin stratejisi olarak konumlandırılması gerektiği paylaşıldı.