Ölümcül bakterilere karşı yapay virüsler geliyor

05.02.2026
A+
A-

Bilim dünyası antibiyotik direncine karşı yeni bir buluşa imza attı. Bilim insanları fiziksel bir virüse ihtiyaç duymadan, sadece DNA verilerini kullanarak laboratuvarda süper böcekleri avlayan tamamen sentetik virüsler üretti.

Ölümcül bakterilere karşı yapay virüsler geliyor

Bilim dünyası, antibiyotik direncine karşı yürütülen küresel mücadelede tarihi bir eşiği aştı. New England Biolabs ve Yale Üniversitesi’nden araştırmacılar, süper bakteriler olarak bilinen dirençli mikroorganizmaları yok etmek için laboratuvar ortamında tamamen sentetik virüsler üretmeyi başardı. PNAS dergisinde yayımlanan çalışma, fiziksel bir virüse ihtiyaç duyulmadan yalnızca dijital DNA verileriyle “bakteri yiyen” virüsler tasarlanabileceğini ortaya koydu.

Geleneksel yöntemlerde yıllar süren virüs üretim süreçleri, Golden Gate Assembly teknolojisiyle dijital bir tasarım aşamasına taşındı. Bu teknik sayesinde bilim insanları, hedef virüsün genetik dizilim verilerini kullanarak hücre dışı ortamda tüm genomu yeniden inşa edebiliyor. Böylece tehlikeli patojenlerin fiziksel olarak laboratuvarlarda tutulma zorunluluğu da ortadan kalkıyor.

Araştırmada, hastanelerde ciddi enfeksiyonlara yol açan ve antibiyotiklere direnç geliştirmiş bir bakteri türü hedef alındı. Bilim insanları, bu bakteriyi yok edecek virüsü 28 farklı sentetik DNA parçasını bir araya getirerek oluşturdu. Virüsün kuyruk liflerinde yapılan genetik değişikliklerle, hedef alınacak bakteri türünün kolayca değiştirilebildiği vurgulandı.

Yeni nesil sentetik virüsler, floresan işaretleyiciler sayesinde enfeksiyon sürecinin mikroskop altında anlık olarak izlenmesine olanak tanıyor. Ayrıca bakterilerin direnç mekanizmaları değiştikçe, dijital DNA tasarımında yapılan küçük güncellemelerle kısa sürede yeni virüs varyantları üretilebiliyor.

Uzmanlar, antibiyotik direncinin 2050 yılına kadar yılda 10 milyon ölüme yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Sentetik virüs teknolojisi ise hem kişiye özel tedavilerin önünü açması hem de biyogüvenlik risklerini azaltmasıyla, tıp ve çevre sağlığı alanında geleceğin en kritik çözümlerinden biri olarak görülüyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.