Uykuda savrulan kolların ve atılan tekmelerin tehlikeli nedeni
Bilim dünyası, uykuda kontrolsüzce savrulan kolların ve atılan tekmelerin nörodejeneratif hastalıkların erken habercisi olabileceğini kanıtladı. Uzmanlar, REM uykusu davranış bozukluğu gösteren bireylerde Parkinson riskinin çarpıcı biçimde arttığına dikkat çekti.
Geceleri uykuda savrulan kollar, atılan sert tekmeler ve yatağın içinde adeta bir kavga ediyormuşçasına sergilenen hareketler, tıp literatüründe artık sadece bir “uyku bozukluğu” olarak görülmemeye başladı.
Yapılan son kapsamlı araştırmalar, bu durumun beyindeki ciddi tahribatların yıllar öncesinden gelen bir uyarısı olduğunu ortaya koydu.
KAS FELCİ MEKANİZMASI DEVRE DIŞI KALIYOR
Normal bir uyku döngüsünde, rüyaların görüldüğü REM evresinde vücut geçici bir felç durumuna geçer. Bu durum, rüyadaki hareketlerin fiziksel dünyaya aktarılmasını engeller. Ancak REM Uykusu Davranış Bozukluğu (RBD) yaşayan kişilerde bu mekanizmanın bozulduğu gözlemlendi.
Denekler üzerinde yapılan incelemelerde, beyin sapındaki kas kontrol merkezlerinin düzgün çalışmadığı ve bu durumun fiziksel saldırganlığa dönüştüğü saptandı.
UZMANLARDAN HAYATİ UYARILAR
Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan Mayo Clinic Uyku Tıbbı Merkezi direktörü Dr. Erik St. Louis, uykudaki bu hareketlerin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.
Dr. St. Louis, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Uykuda fiziksel olarak rüyalarını yaşayan hastalarda, ilerleyen 10 ila 15 yıl içerisinde Parkinson veya Lewy cisimcikli demans gelişme olasılığı %80’in üzerine çıkıyor. Bu belirtiler, bilişsel gerileme başlamadan çok önce beynin alarm verme biçimidir.”
Montreal Üniversitesi’nden nörolog Dr. Ronald Postuma ise yürüttüğü geniş çaplı boylamsal çalışmalarda benzer sonuçlara ulaştı.
Dr. Postuma, uykudaki şiddetli tekmelerin sadece bir uyku kalitesi sorunu olmadığını, merkezi sinir sistemindeki protein birikiminin (alfa-sinüklein) bir yansıması olduğunu dile getirdi.
ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR
Bilim insanları, uykusunda konuşan, bağıran veya sert hareketler yapan bireylerin vakit kaybetmeden bir polisomnografi (uyku testi) yaptırması gerektiğini belirtti.
Araştırmalar, bu evrede yakalanan vakalarda nörolojik koruma stratejilerinin daha etkin uygulanabildiğini gösterdi.