Uzmanlardan hayat kurtaran uyarılar
Bilimsel araştırmalar, diyabetin kalp kası hücrelerinde geri dönülemez yapısal hasarlar meydana getirdiğini kanıtladı. Uzmanlar, kan şekerindeki düzensizliğin “diyabetik kardiyomyopati” riskini artırarak kalp yetmezliği sürecini hızlandırdığına dikkat çekti.
Diyabet hastalığının sadece kan şekeri dengesizliği olmadığı, doğrudan kalp kasının moleküler yapısını hedef aldığı bilimsel verilerle ortaya kondu. Yapılan son klinik çalışmalar, yüksek glukoz seviyelerinin kalp dokusunda fibrozis adı verilen sertleşmeye yol açtığını ve organın kan pompalama kapasitesini fiziksel olarak kısıtladığını gösterdi.
“DİYABET KALBİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRDİ”
Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan kardiyolog Dr. Chiadi Ndumele, diyabetin kalp üzerindeki etkilerini incelediği geniş kapsamlı araştırmasında çarpıcı sonuçlara ulaştı.
Dr. Ndumele, yüksek kan şekerinin koroner arterlerde tıkanıklık olmasa dahi doğrudan kalp kası hücrelerine zarar vererek yapıyı bozduğunu belirtti. Uzman, bu durumun “diyabetik kardiyomyopati” olarak adlandırılan ve kalp yetmezliğine kapı aralayan spesifik bir süreci başlattığını ifade etti.
MİTOKONDRİYAL İFLAS VE YAPISAL BOZULMA
Harvard Tıp Fakültesi’nden endokrinoloji uzmanı Dr. Enrique Caballero, diyabetin hücresel düzeydeki yıkımını detaylandırdı.
Dr. Caballero, kronik hipergliseminin kalp hücrelerindeki enerji santralleri olan mitokondrilerin işleyişini aksattığını kaydetti.
Hücre içindeki bu enerji kaybının, kas dokusunda iltihaplanmaya ve ardından doku kaybına neden olduğunu vurgulayan Caballero, kalbin bu süreçte elastikiyetini yitirerek sertleştiğini dile getirdi.
BİLİMSEL VERİLER TEHLİKEYİ DOĞRULADI
Yayınlanan son epidemiyolojik raporlar, diyabet hastalarında kalp yetmezliği gelişme riskinin, diyabeti olmayan bireylere oranla iki ila dört kat daha fazla olduğunu kanıtladı.
Araştırmalar, glukoz toksisitesinin kalp dokusunda kollajen birikimine yol açtığını ve bu durumun kalbin gevşeme yeteneğini bozarak diyastolik disfonksiyonu tetiklediğini ortaya koydu.
Uzmanlar, diyabet yönetiminde sadece kan şekerini kontrol altında tutmanın yeterli olmadığını, kalp yapısındaki bu dejenerasyonu durduracak erken müdahale protokollerinin hayati önem taşıdığını hatırlattı.