Vücudunuzdaki sessiz yangını söndüren saat ayarı
Bilim dünyası, kronik inflamasyonla mücadelede sirkadiyen ritim ile beslenme alışkanlıklarının entegrasyonuna odaklandı. Uzmanlar, organların çalışma saatlerine uyumlu bir diyetin vücuttaki iltihap yükünü dramatik şekilde azalttığını kaydetti.
Modern tıp, kronik hastalıkların temelinde yatan sessiz iltihap (inflamasyon) ile mücadelede besinlerin içeriği kadar, tüketilme zamanlamasının da kritik olduğunu kanıtladı.
Yapılan son araştırmalar, vücudun biyolojik saati ile uyumsuz beslenmenin bağışıklık sistemini yorduğunu ve organlarda hücresel yıkıma yol açtığını ortaya koydu.
ZAMANLAMA VE ENZİM AKTİVİTESİ
Harvard Tıp Fakültesi’nden Dr. Satchin Panda, vücudun her organının kendine ait bir “metabolik saati” olduğunu ifade etti.
Dr. Panda, besin alımının günün ilk 8-10 saatlik dilimine sıkıştırılmasının, karaciğer ve pankreasın gece boyunca dinlenmesine olanak tanıdığını belirtti. Bu yöntemle, vücudun sindirim yerine hücresel onarıma odaklandığı ve inflamasyon belirteçlerinin düştüğü gözlemlendi.
DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ANTİ-İNFLAMATUAR BESİNLERİ
Araştırmalar, iltihapla savaşta en etkili gücün Curcumin (zerdeçal özütü) ve Omega-3 yağ asitleri olduğunu vurguladı.
Cleveland Clinic bünyesinde çalışmalarını sürdüren fonksiyonel tıp uzmanı Dr. Mark Hyman, zerdeçalın karabiber ile birlikte tüketildiğinde biyoyararlanımının %2000 oranında arttığını ve bu kombinasyonun kanda bulunan sitokin düzeylerini baskıladığını bildirdi. Ayrıca, yaban mersini ve koyu yeşil yapraklı sebzelerin içindeki antosiyaninlerin, DNA hasarını onarmada öncü rol oynadığı aktarıldı.
3 Adımda Organ Senkronizasyonu
Uzmanlar, organların çalışma saatlerini optimize etmek için şu adımları önerdi:
Güneşle Senkronize Beslenme: İlk öğünün güneş doğduktan kısa süre sonra alınması, insülin hassasiyetini en üst seviyeye çıkardı.
Akşam Dinlenmesi: Güneş battıktan sonra kalori alımının durdurulması, melatoninin antioksidan kapasitesini artırdı.
Hidrasyon ve Antioksidan Takviyesi: Gün içinde tüketilen polifenol zengini gıdaların, hücresel atıkların atılmasına yardımcı olduğu saptandı.