Yapay zeka videoları sağlığı olumsuz etiliyor
Yapay zeka eliyle üretilen ultra gerçekçi videoların yaygınlaşması, bireylerin gerçeklik algısını temelinden sarsarak kitlesel bir bilişsel karmaşaya yol açtı.
Klinik çalışmalar, bu dijital manipülasyonun derin anksiyete ve kronik güvensizlik gibi ciddi ruh sağlığı sorunlarını beraberinde getirdiğini ortaya koydu.
Görsel teknolojilerdeki devrimsel sıçrama, insan beyninin gördüğü görsellere olan kadim güvenini suistimal etmeye başladı. Özellikle Sora ve benzeri modellerle üretilen yüksek çözünürlüklü yapay zeka videoları, dijital dünyada “gerçek” ve “sentetik” arasındaki sınırı tamamen ortadan kaldırdı. Bu durum, sadece bir teknoloji tartışması olmaktan çıkarak, psikoloji dünyasının en önemli gündem maddelerinden biri haline dönüştü.
BİLİŞSEL ÇELİŞKİ VE “TEFEKKÜR KAYBI”
Yapay zekanın ürettiği hiper-gerçekçi içeriklerin, insan beyninde “doğrulama yorgunluğu”oluşturduğu saptandı.
Oxford İnternet Enstitüsü bünyesinde çalışmalar yürüten profesörler, bireylerin sürekli savunma mekanizmasıyla hareket etmesinin ruhsal bir tükenmişliğe yol açtığını vurguladı.
Dünyaca ünlü medya psikoloğu Dr. Pamela Rutledge, bu süreci şu sözlerle değerlendirdi:
“İnsan beyni, gördüğü şeyi gerçek olarak kabul etmeye programlanmıştır. Yapay zeka videoları bu biyolojik devreyi bozarak sürekli bir tetikte olma hali ve bilişsel uyumsuzluk yaratmaktadır. Bu durum, uzun vadede çevreye karşı derin bir yabancılaşma hissini tetikledi.”
GERÇEKLİK SONRASI ÇAĞIN PSİKOLOJİK TAHRİBATI
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından yapılan güncel bir araştırma, sahte videoların gerçeklerden altı kat daha hızlı yayıldığını ve bu hızın bireylerde “sosyal izolasyon” hissini artırdığını kanıtladı.
Uzmanlar, “Deepfake” teknolojisinin sadece siyasi bir araç değil, aynı zamanda kişisel travmaları tetikleyen bir mekanizma olduğunu belirtti.
Siber psikoloji alanında otorite kabul edilen Dr. Mary Aiken, konuya ilişkin analizinde şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zeka tarafından manipüle edilmiş içerikler, bireyin bilgiye olan temel güvenini sarstı. Bu güven kaybı, sadece dijital mecralarla sınırlı kalmadı; bireylerin gerçek hayattaki etkileşimlerini de şüpheci bir zemine çekerek yaygın anksiyete bozukluklarını körükledi.”
BİLİMSEL VERİLERLE RUH SAĞLIĞI ALARMI
Araştırmalar, özellikle genç yetişkinlerde sentetik videoların oluşturduğu “mükemmellik” illüzyonunun özgüven kaybına neden olduğunu gösterdi.
Biyometrik veriler, yapay zeka tarafından oluşturulan ancak gerçek sanılan içeriklere maruz kalan deneklerin kortizol (stres hormonu) seviyelerinde belirgin bir artış gözlemledi.