Yöresel lezzetlerimiz dünya sahnesinde!

12.05.2025
A+
A-

Türkiye, eşsiz mutfak kültürüyle yerli ve yabancı turistlerin odağında. Gastronomi seyahatleri son yıllarda dikkate değer artış gösterdi.

Yöresel lezzetlerimiz dünya sahnesinde!

Türkiye, eşsiz mutfak kültürüyle yerli ve yabancı turistlerin odağında. Gastronomi seyahatleri son yıllarda dikkate değer artış gösterdi.

Türk mutfağı, tıpkı tarihi ve doğal güzellikleri gibi ülkemizin turizmine önemli katkılar sağlıyor. Her bir köşesinde birbirinden orijinal tarifler ve eşsiz lezzetler barındıran ülkemiz, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Yöresel lezzetlerimiz, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. 

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, TRT Haber’den Mine Yagıcı Çiftci’nin sorularını yanıtladı. Boztepe, Türkiye’deki gastronomi turizmine ilişkin çarpıcı bilgiler paylaştı.

Türk yemekleri gastronomi turizminde dikkat çekiyor

TÜRK LEZZETLERİ DÜNYADA TANITILIYOR

Türkiye’de gastronomi turizminin geçmişini ve bu konuda yaptıkları çalışmaları anlatarak sözlerine başlayan Gürkan Boztepe, yaklaşık 10 yıl önce, dünyada oldukça popüler olan ‘gastronomi turizmi’ kelimesini Türkiye’de oturtmaya çalıştıklarını; bu doğrultuda Türkiye Seyahat Acentaları Birliği içerisinde gastronomi komitesini kurarak yurt dışından misafirlerin ağırlanması ve Türk lezzetlerinin tanıtılması amaçlı turlar organize ettiğini anlattı.

Gastronomi derneği, restoranlar, oteller, profesyonel rehberler ve üreticileri de devreye sokarak Türk mutfağını tüm dünyada tanıtmak için faaliyet gösteriyor. Bu doğrultuda Ticaret Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile entegre faaliyet gösteriyor.

Baklava çeşitleri

UNESCO’NUN 56 ŞEHRİNDEN 4’Ü TÜRKİYE’DE

UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı (UCCN) kapsamında, gastronomi alanında dünya genelinde 56 şehir yer alıyor. Türkiye, eşsiz mutfak zenginliğiyle uluslararası alanda büyük bir takdir topluyor. Bu prestijli ağda gastronomi kategorisinde dört Türk şehri yer alıyor.

  • Gaziantep: 2015 yılında mutfak kültüründeki çeşitliliği ve özgünlüğüyle bu listeye adını yazdırdı.

  • Hatay: 2017’de zengin tarihi geçmişi ve çok kültürlü sofrasıyla bu unvana kavuştu.

  • Afyonkarahisar2019’da geleneksel ürünleri ve köklü gastronomi mirasıyla hak ettiği yeri aldı.

  • Kayseri2021’de ünlü mantısı, pastırması ve kendine özgü lezzetleriyle bu seçkin ağa katıldı.

Bu şehirlerin gastronomi alanında UNESCO tarafından tanınması, sadece yerel mutfakların korunmasına değil, aynı zamanda gastronomi turizminin gelişimine de büyük katkı sağladı. Türkiye’nin dört bir yanındaki bu eşsiz tatlar, sadece kültürel kimliği yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda artan turist ilgisinin de başlıca nedenlerinden biri oluyor. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’ndaki bu başarı, Türk mutfağının dünya sahnesinde daha güçlü bir şekilde yer edinmesini sağlıyor.

Kayseri mantısı

DÜNYANIN ÖNEMLİ ŞEFLERİ TÜRKİYE’Yİ TERCİH EDİYOR

Özellikle İtalyanlar ve Japonlar‘ın Türk mutfağına oldukça ilgi duyduklarını belirten Boztepe, şöyle devam etti:

“Michelin yıldızlı şefler Türkiye’ye geldiklerinde Kapalıçarşı’ya gitmek istiyor. ‘Islak hamburger, kokoreç nedir?’ diye soruyorlar. Aslında Türk mutfağında daha derin yemeklerimiz de var. Dünyanın en iyi şefi Carluccio, geldiği zaman ‘menemen dünyanın en iyi yemeği’ diye herkesi bilgilendirmişti. Bizim için menemen belki sabah kahvaltısında annemizin yaptığı bir argüman ama onlar için dünyanın en iyi yemeği olabiliyor.”

Türkiye

YEMEKLER, HİKAYELER DE BARINDIRIYOR

Anadolu’nun 12 bin yıllık tarihi, yemeklerinde de kendini gösteriyor. Türk yemekleri bünyesinde sadece lezzeti değil, hikayeyi de barındırıyor. Boztepe, “Derinliği olan bir hikayesi olan yemeklerimiz var. Örneğin Pera Bölgesi’nden çıkan farklı pastaneler var. Bunların 1800’lü yıllardan beri devam eden kültürleri var. İstanbul’da inanılmaz bir dehliz var ve şu anda yurt dışından gelenler Karaköy’deki bir pideciyi bizden iyi biliyorlar. Michelin yıldızlı restoranları öne çıkartmanın ötesinde sokak lezzetlerini ya da hikayesi olan yemekleri satan lokasyonları; buna pilavcı da dahil olmak bilmemiz bence çok kıymetli” diyor.

HATAY MEZELERİNİN DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOK

Dünya Gastronomi Derneği Başkanının Hatay-Antakya’nın humus gibi mezelerini dünyada eşi benzeri olmayan yemekler listesine koyduğunu belirten Boztepe şöyle devam ediyor:

“Gaziantep’in sadece baklavası yok. Yuvalama gibi ev yemekleri var, onlar da çok kıymetli. İzmir bölgesi yine baktığımız zaman endemik bitkilerle yapılan otlar var ebegümeci gibi… Karadeniz’de de aynı şekilde… Karadeniz’de de hem bizim çayımız çok iyi -ki biz onun reklamını tam iyi yapamıyoruz- hem de fındık çok iyi. Bazı ürünlerde dünyada 1 numarayız. Aydın’ın inciri mesela… Şu anda incir Amerika’da çok tercih ediliyor Los Angeles’ta baktığınız zaman yoğurtla incir karışımı çok popüler.”

TÜRKİYE’NİN GASTRONOMİ TURİZMİNDEKİ PAYI ARTIYOR

Boztepe, Türkiye’nin gastronomi alanındaki zenginliğini tüm dünyaya duyurmak ve gelir düzeyini artırmak için dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar olduğunu ifade ediyor. Bunların başında da ürünü satılacak hale getirmek için izlenen yol geliyor:

“Herkes zannediyor ki çok yemek bilmek ya da çok yemeğin adedini çok olması önemli. Bence asıl önemli olan bunu nasıl paketleyip sunduğumuz. Yurt dışındaki misafire ne şekilde tanıtım yaptığınız… Esas kafa patlatmamız gereken ana yemek sunum stratejileri, yani İngilizce bilen garson, hijyen… Bizim üzerine düşmemiz gereken standardizasyon.”

İçli köfte

TÜRKİYE’DEKİ RESTORAN KALİTESİ YURTDIŞINDAN DAHA İYİ

Türkiye’nin gastronomi zenginliği yadsınamaz bir gerçek. “İtalyanlar’ın 5 tane önemli yiyeceğini sayabilirsiniz. Bizim 333 çeşit sadece bulgurdan yapılan yemeğimiz var. O yüzden de neyi ön plana çıkartmamız gerektiği konusunda bir turizm stratejimiz olmalı” diye konuşan Boztepe, bunu örneklerle açıklıyor:

“Örneğin ABD’de çok değerli markalarımız var. Ancak bu markalar hikayesi olan yemekleri tanıttıktan sonra bir Amerikalının bu yemeği marketten hazır paketli halde satın alabiliyor olması lazım. Biz bunu şu ana kadar istediğimiz ölçüde gerçekleştiremiyoruz.”

Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin gastronomi turizmindeki yerinin katlanarak artacağının altını çiziyor Boztepe. Bunun sebebini de şöyle anlatıyor:

“Çünkü Türkiye’deki restoran kalitesi aslında yurt dışındakilerden daha iyi. Hizmet kalitesi de daha iyi. Bugün Nişantaşı’nda çıktığımız zaman herhangi bir restoranda yemeğin bekleme süresi ile Fransa’da gittiğimiz zaman aynı kalibredeki restoran arasında çok fark var. Bizimkiler çok daha az bekletiyor. Yemekler ve sunumlar çok da şık. Ama buradaki sorun şu son dönemdeki fiyat stratejilerimize de dikkat etmemiz gerekiyor.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.