Özgü Namal Berlinale’de
Sinema perdesinde film seyretmeye başlayınca adeta kendimi dünya’yı geziyor gibi hissediyorum. Bazen Afrika’da bazen Türkiye’de bazen kendimi herhangi bir Dünya’daki olayların içinde buluyorum, üçüncü göz olarak geziyorum.
Şubat ayında gene Berlin’deyim, film festivalinin 2026 açılış filmi Hamburg’da yaşayan Afgan yönetmen Shahrbanoo Sadat’ın imzasını taşıyan “No Good Men” filmini izledim. Yönetmenin kendisinin de oynadığı film, Afgan toplumunda kadınları, imkânsız bir aşkı ve Taliban’ın 2021 yılında iktidarı ele geçirmesini anlatıyor. Uluslararası ortak yapım Berlinale Special Gala kapsamında yarışma dışı olarak gösterildi.
Açılış galasında kırmızı halı da kimler vardı derseniz söylüyeyim ama önce soğuk havadan bahsedeyim, Berlin’in soğuğu Erzurum Kars soğuğu gibi önce hissettirmez sonra dondurur. Soğuk yağmurun altında kırmızı halıda ancak 3, 4 saat kalabildim. Kimler, kimleri gördüm.
Önce kırmızı halıda Alman rapçi Soho Bani ve ekibi kırmızı halıya renk kattı. Harika bir ekip, itiraf edeyim hiç dinlememiştim ama muhakkak playlistime ekleyeceğim.
Hollywood yıldızları Berlin’e deydi. Hollywood resmen Berlin’ e taşındı. Channing Tatum, genelikle dans rolleriyle tanınan oyuncu, bu kez daha ciddi bir yüzüyle karşımızda: Şiddeti ve dünyanın hoyratlığını ele alan düşündürücü bir drama olan Josephine’de rol alıyor
“How I Met Your Mother” ile tanınan Neil Patrick Harris ve son olarak “The Last of Us” dizisiyle uluslararası alanda dikkat çeken Bella Ramsey. Geldiler, İkisi de yarışma filmi Sunny Dancer’da yer alıyor.
Callum Turner’ın da geldi. Kendisi şu sıralar olası yeni “James Bond” adaylarından biri.
Yarışma filmi “Rose” nin oyuncusu Sandra Hüller ve gösterişli ve karanlık tonlu “Die Blutgräfin” filminde rol alan Lars Eidinger’in de festivale kırmızı halıda yürüdüler.
Berlinale’nin özel anlarından biri de besteci Max Richter’e verilecek onur ödülü, Richter, Berlinale Kamera ödülüne layık görüldü. Kendisiyle son olarak “Hamnet” üzerinde çalışan yönetmen Chloé Zhao, takdimi yapacak
Altın Onur Ayısı’nı ise Michelle Yeoh aldı.
Sonra gün İlker Çatak’ın filmi “Sarı Zarflar” ı seyrettim. Sevgili Melahat Özgü Namal’ın basın toplantısına katıldım. Berlinale’ye ilk defa gelen Özgül Namal çok heyecanlı idi.
Oyunculuk kariyeri ile ilgili soru soran yabancı gazeteciye : “Ben 27 senedir oyunculuk yapıyorum oyuncu arkadaşım Tansu Biçer 25 yıldır hem sinema hem tiyatro çalışmalarımız var. Fazla dünya’da göz önünde olmamamız sinema ve tiyatro ile ilgilenmediğimiz anlamına gelmez.” Dedi. Film hakkında sorulan bir soruya ise “Bu sessiz bir film, tüm olaylar birbirine görünmez bağlantıları ile birbirinin içinde” dedi. Tansu Biçer ise “Bu film bir adamın yeniden doğuş hikayesi, öyle yorumlamak lazım” dedi.
İlker Çatak ise filmi hakkında; “ Bu çok katmanlı bir film, Berlin ile Ankara, İstanbul ile Hamburg daki paralel hayatlar yaşayan insanların hayatı bu” dedi.
Özgül Namal’a bu filmi neden Türkiye’de çekmediniz ? Diye soran gazeteci arkadaşa, Yönetmenimiz İlker Çatak Berlinde yaşıyor, burda güçlü bir network’ü var o yüzden, yoksa Türkiye’de de çekebilirdik dedi.
Film hakkındaki yorumlarımı ilerde yayınlayacağım. İyi Seyirler.
