YALNIZLIĞIN GÖLGESİNDE
Yeni başlangıç ta sizlerle ve Bella Türkiye ‘de olmak, kadın platformunda bambaşka bir çağı başlatacak özellikleriyle ve içerikleriyle çığır açacak sizlerle tüm alanlarda geniş kapsamlı doyumsuz bir arkadaş, yakın dost kadar sıcak ve samimi hissedeceğiniz, tüm merak ettiklerinizi derinlemesine bulup içinde doğru cevapları alacağınız bir ortam.
Dünyaya açılan bu pencereden gelen ışığımız, bazen sizleri gülümsetmeye, kimi zaman düşünmeye, bilgilenmeye bazen kederlendirmeye çalışırken. Temelinde gerçeği referans alıp tüm objektiflerden daha geniş göstermeye derinlikleri beraber keşfetmeye çıkacağımız bu satırlardan, size hayat felsefemin bir cümlesini vermek isterim. Hayat güzeldir ilkeli olunca, saygıyı hak eder en güzel varlık, adı insan olunca…
Hayatın bize öğrettiği en güzel şeyin umut olduğunu hatırlatarak bu umutların bizleri beslemesi ve bu güzel köşeden sizlere bunları yansıtmak üzere…
Gönül dostlarımıza yeni buluşma yerimizden Bella Türkiye sanat yansımalarından köşe adını ‘Aynadan dökülen şiirler’ verdiğim duyguların ve düşüncelerin mısralara ruh giydirilmiş hali ile kalplerinize dokunuş ve fısıltılarla ile ses vermek üzere… Şiirlerimi paylaşacağım;
Bazen okyanusta bir damla olmaya bazende bir damlada okyanus olmaya… İlerleyen zamanda sizinde içinizden gelen ruh esintilerini köşemizden yayınlayacağımızın duyurusunu da yaparak bütünleşeceğimiz bir platform ‘Kalpler kulübü’ olma umudu ve sevinciyle… Aşık Yunus’un bir mısrasıyla;
Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun…
YALNIZLIĞIN GÖLGESİNDE
Saklısın çok derinlerde, yalnızlıkların gölgelerinde
Kalbi eşsiz, bulunmaz kâinattaki diğer hücrelerde
Sessizliği bozar bir göz kırpışı sihri kirpiklerinde
Bir piyano notası gibi görülemez hissedilir hayallerde
Yürekler onun için atar ve o perdeye yaklaşır sessizce
Tüm canlı nefessiz taş keser donar, gözler gökyüzünde…
Asaletin kraliçesi, göklerin incisi, gündüzlerin perisi
Sonsuzluğa yol olur, verilen isimlerin sadece biri, ikisi
Bekler uğrunda herkes ve artık kapılar açar kilidi
Bu ihtişamlı inişin gökyüzü olmuştur artık şahidi…
Parmaklarında hüner gözlerinde kendinden rimel
Bir ses verişi titretir yeri göğü, eritir insanın içini
Başındaki taç bulunmaz sedeften inci ucu safirli
Kelebekler güvercinler serçeler girerler emrine
Vazgeçemez onu gören bir daha ister ölümüne…
Karanlıklar aydınlanır her yer onunla ışık olur
Sönebilir güneş ve ay, geldi artık hakikat nur
Okyanuslar onun şerefine olur dev dalgalar
Kraliçeyi selamlar tüm uçan kuşlar, kartallar
Yazmadı kitaplar romanlar efsaneler böylesini
Açmadı o gelmeden yeryüzünün en güzel gülleri
Asaleti zarafeti latifliği, kıskandırır galaksileri
Tarifi yok mümkün değil, o sadece bir adamın hayali
Yalnızlığın gölgesinde, adı gizemlerin kraliçesi…
Yazan: Semih Dehnioğlu
