SAĞLIK

Bilim dünyasının 'mucize molekül' olarak adlandırdığı nitrik oksit seviyelerini artıran beslenme yöntemleri, damar yaşlanmasını durduran en etkili formül olarak tescillendi.
Uzmanlar, soğuk algınlığı ve alerji dönemlerinde sıkça başvurulan burun spreylerinin kontrolsüz kullanımının kalıcı doku hasarına yol açtığını bildirdi. Beş günden fazla süren uygulamaların burun etlerinde büyümeye ve tedavi edilmesi güç bir bağımlılık döngüsüne neden olduğu saptandı.
Yapılan son araştırmalar, tek kullanımlık kahve bardaklarının sıcak sıvıyla temas ettiğinde milyarlarca mikroplastik salınımı gerçekleştirdiğini kanıtladı. Uzmanlar, bu görünmez tehlikenin uzun vadede bağışıklık sistemi ve hormonal denge üzerinde geri dönülemez hasarlar bıraktığını doğruladı.
Hücresel yaşlanmanın yirmili yaşlarda başladığını kanıtlayan araştırmalar, erken dönemde edinilen rutinlerin kronik hastalık riskini %80 oranında azalttığını ortaya koydu.
Yanlış beslenme stratejilerinin atletik performansı %30 oranında düşürdüğü bilimsel olarak kanıtlandı. Uluslararası otoriteler, sporcuların enerji dengesinde yaptığı mikro hataların uzun vadeli doku hasarlarına yol açtığına dikkat çekti.
Son yıllarda artan sağlık farkındalığıyla birlikte musluk suyunun güvenilirliği ve günlük su tüketimi yeniden tartışma konusu oldu. Peki, musluk suyu içilebilir mi? Su zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Detaylar haberimizde…
Market raflarında yer alan deterjan şişelerinin büyük bölümü, tüketicilerin sandığı kadar dolu olmuyor. Peki markalar neden deterjanları ağzına kadar doldurmuyor? İşte markaların sırrı...
Dünya genelinde milyonlarca insan kronik yorgunlukla mücadele ederken, uyku kalitesini düşüren alışkanlıklar mercek altına alındı. Uluslararası uyku bilimciler, modern yaşamın getirdiği rutinlerin dinlenme sürecini sabote ettiğini belgelerle ortaya koydu.
Burun tıkanıklığı giderici spreyleri bir haftadan fazla kullanmanın son derece tehlikeli olduğunu dile getiren uzmanlar, spreylerin bağımlılığa ve kalıcı hasara yol açabildiğine dikkat çekti.
Birçok insan uyku kalitesini sadece toplam uyku süresiyle ölçerken, uzmanlar uyku düzenindeki istikrarın sağlık üzerinde çok daha belirleyici bir rol oynadığını kaydetti. Bilim insanları, düzensiz uyku alışkanlıkları ile bir dizi ciddi hastalık riski arasında doğrudan bağlantılar saptandığını bildirdi.
Bilim dünyası, geçmek bilmeyen kronik kaşıntıların ardındaki genetik ve inflamatuar kodları çözerken, beslenme düzenindeki stratejik değişikliklerin nörolojik yatışma sağladığını kanıtladı.
Teknolojinin kontrolsüz kullanımıyla yaygınlaşan yanlış duruş alışkanlıkları, omurga biyomekaniğinde geri dönülemez hasarlara yol açtı. Uzmanlar, "akıllı telefon boynu" olarak adlandırılan bu tablonun kronik ağrıların ötesinde sinirsel deformasyonları tetiklediğini saptadı.
Uzmanlar, doğru planlanan ara tatilin çocukların motivasyonunu artırdığını, duygusal dengeyi koruduğunu ve okula uyumu güçlendirdiğini vurguladı.
Günde sadece iki dakika harcanan yoğun fiziksel aktivitelerin, erken ölüm riskini %18 oranına kadar azalttığı bilimsel verilerle kanıtlandı. Uzmanlar, kısa süreli ancak etkili hareketlerin kronik hastalıklarla mücadelede modern tıbbın en güçlü araçlarından biri haline geldiğini vurguladı.
Geceleri nedensiz yere ortaya çıkan aşırı terleme nöbetlerinin, vücudun bağışıklık sistemindeki ciddi bir aksamanın sinyali olabileceği saptandı.
Dünya genelinde etkisini artıran yeni H1N1 varyantı, düşük hava sıcaklıklarıyla birleşerek bulaş hızını rekor seviyeye taşıdı. Uluslararası sağlık otoriteleri, kış mevsiminin sertleşmesiyle birlikte viral yayılımın kontrol altına alınması için acil önlemler alınması gerektiğini bildirdi.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, besin yoğunluğu puanlamasına dayanarak su teresini dünyanın en sağlıklı sebzesi ilan etti. Yapılan bilimsel ölçümlerde %100 tam puan alan bu süper besin, ıspanak ve lahanayı geride bırakarak beslenme literatüründe zirveye yerleşti.
Bilinçsizce uygulanan egzersiz programlarının bel fıtığı ve menisküs yırtılmalarına zemin hazırladığı bilimsel verilerle kanıtlandı. Uzmanlar, denetimsiz yüksek yoğunluklu antrenmanların eklem yapısında geri dönülemez hasarlar bıraktığı konusunda uyardı.