19 Ekim Pazartesi, 18:12

Çalıkuşu Gülşah Yavuz

19.10.2026
A+
A-
Sinema Yazarı / Film Eleştirmeni

Sinema ve tiyatro eserlerinde en çok Türk izleyici drama ve umutsuz aşkı seviyor. Gerçi tüm dünya umutsuz aşkı ve başarı hikayesini sever.

Benimde sevdiğim yazarlardan biri Reşat Nuri Güntekin. Hepimiz en çok Yaprak dökümü ve Kavak Yellerini biliriz. Size farklı bir anektot vereyim “Kavak Yelleri” romanı öldükten sonra yazılarından bulunup romanlaştırılmış bir eser.

Çalıkuşu ilk seyrettiğim filmi ya da dizisi mi idi? Hatta Aydan Şener ve Tarık Tarcan oynuyordu. Çalıkuşu’nu tvde seyretmiştim.

Geçenlerde  İstanbul’da Oyun Atölyesi’nde  uzun zamandır takip ettiğim ilk oyunlarında tiyatro ödülleri alan Bursa doğumlu,  Müjdat Gezen Konservatuvarı mezunu Oyuncu Gülşah Yavuz ve Gülşah tiyatro oyunu yazarı Elçin Gürler ile söyleşi yaptım.

M.Haluk Yalçınkaya: Bize biraz kendinizden, oyunculuk’a nasıl başladığınızı anlatır mısınız?

Gülşah Yavuz: ”Bursa’da doğdum; ilk, orta ve lise eğitimimi burada tamamladım. Bursa’da bitirdiğim lisenin tiyatro kulübünde sahneye adım attım.Tiyatroya ilk kez lise de bir orotorya ile adım attım. Oyun anlatıcısıydım. Bu rolün sorumluluğunu ne kadar büyük olduğunu, o yaşta kavramıştım. Oyun bitip alkışı alınca içimde henüz anlayamadığım bir tohum filizlenmişti. Lise de çok fazla sahaf gezer ve kitap okudum Öyle ki konservatuvar’a başladıktan sonra  önce “Bir Aktör Hazırlanıyor.” kitabını lisede bir oyuncunun hikayesini anlatan bir roman diye okumuştum.

İlk oynadığım tiyatro oyunu, Bursa liseler arası tiyatro festivali kapsamındaydı.Oyun bitip alkışları alınca içimde tiyatroya karşı derin bir endişe ve aynı zamanda büyük bir aşk doğdu.

M.Haluk Yalçınkaya: Konservatuvar’a başladınız, Müjdat Gezen’in okulunda okudunuz. Hocalarınız kimdi ?

Gülşah Yavuz: Lisede sanata karşı olan bu ilgimi fark eden hocalarımın yönlendirmesiyle konservatuvar sınavlarına hazırlandım. Sınavları kazandıktan sonra eğitimimi tamamladım. Aklıma geldikçe beni heyecanlandıran o heyecanlı başlangıcın ardından, zaman hızla aktı ve yolum Müjdat Gezen Sanat Merkezi ile tekrar kesişti. Sonra yol zaman oldu ve Müjdat Gezen de 4 yıl burslu okudum. O disiplin ve bakış açısı bana çok şey kattı. Sadece teknik değil, mesleğe karşı bir duruş öğreti. Canımın içi “Müjdat Gezen, Göksel Koray ‘ ve bu yolda bana emeği geçen tüm hocalarıma müteşekkirim.

M.Haluk Yalçınkaya: Mezun olduktan sonra kamera önü oyunculuk serüveniniz nasıl başladı gelişti ?

Gülşah Yavuz : Müjdat Gezen ‘den mezun olduktan sonra İlk profesyonel kamera önü işimi Başak Soysal ile yaptım.  O dönem benim için çok kıymetliydi. Çünkü okuldan sonra sektörün içine geçişi orada yaşadım.

Ardından içinde olmaya aşık olduğum kısa filmlere başladım. Sevgili Tunahan Kurt ‘un yazıp çektiği kıymetli Erkan Can ile başrolü paylaştığım filmde hayatımın ilk ödülünü aldım.

Bu bana doğru yolda olduğumu hissettiren dönüm noktalarından biriydi. Sonrasında televizyon dizileri reklamlar derken kamera önü içeriğim güçlendi.

M.Haluk Yalçınkaya : Haluk Bilginer Sahnesinden konuşalım  mı? Haluk Bilginer anınız vardı bahseder misiniz ?

Gülşah Yavuz: Şu an onun sahnesinde olduğumuz için bir hikayemden bahsetmek istiyorum. Kariyerimin henüz çok başındayken Haluk Bilginer’le onun bir setinde karşılaşmıştık. O gün bana ne işle meşgul olduğumu sormuştu.

Henüz bir proje olmadığı için. Oyuncuyum demekten çekinmiştim, fakat o tüm nezaketiyle bunu anlayıp “şu an ne işle meşgulsünüz?”  diye sormuştu. Bende yaratıcı drama eğitmenliği yaptığımı söylemiştim. “Peki şimdi size öğretmenim diyorum ama bir gün mutlaka meslektaşım diyeceğim” demişti. Bu da hep aklımda olan bir anılardan biri. Şimdi burada bu röportajı yapmak gözlerimi dolduruyor.

M.Haluk Yalçınkaya: Kamera önü oyunculuk yaptınız. Bir çok filmde oynadınız. Bunlardan bahseder misiniz?

Gülşah Yavuz: O dönem benim için adeta bir çiçek gibi açtığım, sektörü ve kamera önünü deneyimlediğim harika bir süreçti. Ardından, üretmeye aşık olduğum kısa filmler dönemi başladı.

Sevgili Tunahan Kurt’un yazıp yönettiği kıymetli bir kısa filmde başrolü Erkan Can ile paylaştım ve bu performansımla hayatımın ilk ödülünü aldım. Bu ödül, doğru yolda ilerlediğimi bana hissettiren en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Sonrasında televizyon dizileri ve reklamlar derken, kamera önü serüvenim giderek güçlendi. Bu süreçte Tunahan Kurt, Başak Soysal, Neslihan Yeşilyurt, Ali Bilgin, Cem Karcı ve Erdem Tepegöz gibi değerli yönetmenlerle kısa da olsa çalışma fırsatı buldum. Bu iş birlikleri bana çok şey öğretti ve oyunculuk kariyerime büyük katkılar sağladı.

M.Haluk Yalçınkaya: Oynadığınız tiyatro oyunlarınızda ödüller aldınız, tebrikler. Biraz bahseder misiniz ?

Gülşah Yavuz: Kameraya çok alıştığım tiyatrodan ürktüğüm uzun bir sürecin içinde anneanneciğimi kaybettim. Onunla bağım çok kuvvetliydi. “O yaz onun yanına gidemeyecektim!” Nereye gideceğimi bulamadığım günlerde,  Elçin Gürler ‘in Mavi Müzikhol oyuncu seçmelerine girdiğim oyunun başrolüne seçildim.Sahnede profesyonel şekilde oynamayı deneyimlediğim ilk oyunumu (Binlerce kere teşekkürler) Hiç beklemediğim bir noktada Üstün Akmen Direklerarası tarafından ödüle layık görüldüm.

M.Haluk Yalçınkaya : Çalıkuşu oyununa başlamanız nasıl oldu?

Gülşah Yavuz: Bu başarının ardından üç farklı oyun teklifi geldi, fakat o dönem buna kesinlikle hazır hissetmediğim için kabul etmedim. Yaklaşık iki senenin ardından sevgili yazarım, bana yine tek kişilik yeni bir ‘Çalıkuşu’ uyarlaması projesiyle geldi. Text’i sevdim. Elçin’i tanıyor olmanın da güveniyle artık yapabilirim dedim ve kabul ettim.

Turne zamanlarında, özellikle Anadolu Oynamaktan ve seyirciyle buluşmaktan  büyük bir heyecan duyuyorum. Oyun sonrasında seyircilerle tek tek sohbet etmek, bazen birinin hayatına dokunabilmek ya da yüzünde bir tebessüm yaratabilmek benim için paha biçilemez bir mutluluk. Bu noktada kıymetli yapımcım Hasan Özkaya ile çalışıyor olmak, bu projenin benim adıma en büyük şanslarından biridir.Yeni sezonda, Çalıkuşu ile yeniden yollarda olacağız. Aynı oyunda, sahnede göz göze gelmek dileğiyle…”

Ama galiba hayattın da kendine ait bir mizah var. Çalıkuşu’nun prömiyerine bir kaç saat kala ciddi bir ameliyata alındım, aylarca hazırlandığım oyuna çıkamadım. O gün bana şunu öğretti. Plan yapıyoruz ama hayatında kendi planları oluyor. Oyunculuk sadece sahnede olmayı değil, planların bozulduğunda yeniden ayağı kalkmayı öğretti.

M.Haluk Yalçınkaya: Şu anki Gülşah hayatından, oyunculuktan memnun musunuz? Nasıl ifade edersiniz?

Gülşah Yavuz: Bugün geldiğimiz noktada hem tiyatroda hem de sinema-TV ekranında üretmeye devam ediyorum. Seyirciyle buluştuğum her an bana yeniden yaşam enerjisi veriyor. Zor zamanlar, zor iletişimler olabiliyor ama ben işin kendisine odaklanıyorum. Kendi dünyamda, kendi halimde ilerleyen bu oyunculuk yolculuğumu çok seviyorum.

M.Haluk Yalçınkaya : Bir çok tiyatro oyunu yazarı ve Çalıkuşu oyunun yazarı Elçin Gürler,  oyun hakkında bizi bilgi verir misiniz ?

Elçin Gürler: Kitapta yazan Çalıkuşu  hikayesini, Reşat Nuri Gültekin cümlelerini kullanmadan yeni bir yazım haline getirdim, yaşayan bir oyun haline getirdim. Çalıkuşu uyarlaması bir performans diyebiliriz. Hikaye’yi daha dinamik hale getirdim. Genelde kadın hikayeleri odaklı hikayeler yazmayı seviyorum. 2025’de oyun oynanmaya başlandı. Ama zaman içinde bazı yerleri revize ederek yeniden sahneliyoruz. Yaşayan bir oyun aslında. Aslında başka bir oyuncu vardı. Ama Gülşah’ı daha uygun olduğunu düşündüm revizeleri ona göre değiştirdim.

Bursa doğumlu oyuncu Gülşah Yavuz ve yazar Elçin Gürler’e bu güzel söyleşi için teşekkür ederim. Çalıkuşu oyununu izleme listeme ekliyorum. Başarılar dilerim. İyi Seyirler…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.